STATİK PROJEYİ MİMARIN ÇİZDİRMESİ

0
4347
Sitemizde yazılarınızın yayınlanmasını istiyorsanız: [email protected] dan bize ulaşmanız yeterli! :)

Piyasadaki ufak işlerin neredeyse tamamında karşılaşılan bir durum var: Mimarlar sadece mimari projeyi çizmek için para almaz.

Mimara ödenen para = Mimari + Statik + Elektrik + Mekanik Tesisat Projesi ve Belediyeden ruhsat almak için ödenen paradır.

Mimarlarında çoğu yanına yeni mezun veya max 1-2 yıl deneyimli (deneyimsiz) eleman alır. Bu elemanlar çok büyük ihtimalle teknikerdir. İşe aldığı kişi zekadan noksan birisi değilse en kötü ihtimalle 1-2 proje çizerek işi öğrenir. Çizilen proje müteahhite gider, 2-3 revizeden sonra projede mutabık kalınır. Sıra en zevkli kısıma gelir.

Mimar projeyi elektrik, makine ve statik projeyi çizecek kişilere gönderir ve 2 gün sonra elimde olsun der. O projeleri çizecek kişiler de fason proje çizer ve 2 güne kalmadan çıktılarını da hazır ederler.

Projeler belediyeye ruhsat almak için verilir. Mimarın bu işleri koşturması için de 1 elemanı vardır. Bu elemanların çoğunun özellikleri şunlar:
(Çok kaliteli arkadaşların da bu işi yaptığını biliyorum. Lafım tabii ki onlara değil, kızmayın sakın)

  1. Elinde son model iphone telefon olacak
  2. Kafası basmayacak ama ağzı laf yapacak
  3. Belediyede mal mal takılacak potansiyelde olacak.

Not: Her evrak takip işi yapanın bu şekilde olduğunu söylemiyorum. Bazıları gerçekten taktire şayan.. Sözüm onlardan dışarı

Velhasılı kelam, hadi elektrik ve mekanik projeyi kısmen anlarım da statik projenin fason olarak çizdirilmesi çok tehlikeli. Bu arada statik projeyi çizen kişiyle, projeye imzayı atan kişi %80-90 ihtimalle farklı kişilerdir 🙂 Biri proje çizmeyi bilir ama imza yetkisi yoktur, öteki hiçbir şey bilmez ama mühendistir.

Mikail KARACA
İnş. Y. Müh.

KAYNAKokumusamele
Mikail Karaca
25 yaşında 2 yıllık taze bir mühendisim. YTÜ İnşaat’ta lisansımı bitirdikten sonra kartvizit basarken mühendis ünvanının başına “yük” yazabilmek için İTÜ’de İnşaat Yönetiminde Bilişim adı altında tezsiz yüksek lisans yaptım ve lafta “yüksek mühendis” oldum. Aile mesleğinin müteahhitlik olmasından ötürü(bkz. KRC YAPI A.Ş.) okul haricinde uzun yıllardır şantiyelerde ve ofislerde kısacası piyasada bulundum. Okuldan öğren(e)mediğim birçok şeyi piyasada öğrendim. Şantiyedeki işleri de takip ediyorum, ofisteki hakedişleri de. Arsa sahipleriyle, emlakçılarla, müşterilerle görüşüyorum. Kısacası her işten biraz biraz yapıyorum ama doğal olarak hiçbirini tam yapamıyorum. Kendimi ne tam bir mühendis, ne de tam bir müteahhit olarak görüyorum. %50-%50