Türkiye’de İnşaat Mühendisliği

2
460
Sitemizde yazılarınızın yayınlanmasını istiyorsanız: [email protected] dan bize ulaşmanız yeterli! :)

Türkiye maalesef bir deprem ülkesi. Bu yüzden inşaat mühendislerinin işi pek kolay değil. Bu atalet kuvvetleri inşaat mühendislerini zorluyor.

Deprem ülkesinde olduğumuza göre  kalitesiz inşaat mühendisi (bilgi anlamında kalite) yetiştirme lüksümüz olabilir mi ? İnsanın gönlünden olamaz, olmamalı diye geçiyor ama  realite  bu değil. Ülkemizde mühendislik eğitimi (inşaat mühendisliği) genelde vasat, dolayısıyla mezunlarda genelde vasat.

Biz mühendisiz diye illa mühendisliği göklere çıkaracak halimiz yok. Gerçek ortada. Türkiyede inşaat mühendisleri olarak uygulayıcıyız sadece. Birileri araştırmış bir şeyler ortaya çıkarmis, formülize etmiş, teknolojileri geliştirmiş , bizde uyguluyoruz. Oysa deprem ülkesi olmamız sebebiyle dünya literatürüne daha fazla şeyler katmamız gerekirdi. Ama olmuyor. Neden doğrusal elastik olmayan hesabın kurallarini biz geliştiremiyoruz,  Neden betonarmede etriye sıklaştırmalarını biz literatüre sokamadık, neden yapilarda atalet kuvvetinin oluşumunu engelleyen taban yalıtımını yeni zellandalı bir mühendis yerine biz keşfedemedik, neden biz deprem yönetmeliği hazırlarken başka devletlerin yönetmeliklerinden yararlanıyoruz da biz pek ciddiye alınmıyoruz? Neden neden neden ?

Bu soruların  cevabi biz geri zekalı olduğumuz için olabilir mi ? Tabiki olamaz, çünkü bu iş genetik özelliklere bağlı değil, bu işte ileri olan ülkelerdeki insanların seviyesinden daha düşük değiliz.  O halde başka sebepleri olmalı…

Kaliteli mühendis yetiştirememizin birkaç nedeni var. Bunlardan birincisi, meslek seçiminin ülkemizde ailelere bırakılması. Bakın velilere, ilkokuldan itibaren çocuklarını ya doktor, ya mühendis, ya avukat yapmaya çalışıyorlar.  Daha farklı bir şey düşünen yok. Bir ülkedeki herkes doktor, mühendis yada avukat olabilir mi ? Hiç kimse çocukların becerisini, seviyesini, kabiliyetini düşünmüyor. Bakın velilere herkesin çocuğu Türkiye’nin en zeki çocuğu. Bir kere bu yanlış. Çocukların hangi mesleği seçeceğine aileler değil, eğitim veren eğitimciler karar vermeli. Çünkü çocukların neye yatkın olduğunu en iyi ona eğitim verenler bilir. Yoksa ne olur,  biyoloji sevmeyen adamı doktor yaparız, matematik sevmeyen adamı mühendis yaparız. Bugünkü durum bu işte. Üniversite tercihlerine bir bakın. Üstten birkaç tercih tıp fakültesi, sonra mühendislikler hukuk fakülteleri falan altlarda da  edebiyat öğretmenlikleri falan. Nasıl bir sistemdir bu…

Kaliteli mühendis yetiştirememizin ikinci bir nedeni de üniversitelerde verdiğimiz eğitimin kalitesi. Birkaç üniversite haricinde yeterli eğitim verilmemekte. Sütçü imam üniversitesinde yada Cumhuriyet üniversitesinde verilen eğitimle, anadolu üniversitesinde, boğaziçi üniversitesinde verilen eğitim birbirine yakın mı? Dikkat edin aynı kelimesini kullanmıyorum , yakın kelimesini kullanıyorum. Adam mühendislik fakültesinin 4. sınıfında staja gelmiş kalıp planı çizemiyor. Adam dönem sonu mezun olacak momentin birimini bilmiyor. Yok böyle bir eğitim… Biran önce böyle saçmalıklar sonlandırılmalı.

Kaliteli mühendis yetiştiremememizin üçüncü bir nedeni de hak edenin hakettiği yerde olmaması olamaması. Bir mühendis, iyi mühendis olduğunda, kendini yetiştirdiğinde yükseleceğine, makam sahibi olacağına yani ödüllendirileceğine inanmıyor. Çünkü ülkedeki sistem başarıya endeksli değil, ülkede yükselme, makam sahibi olma siyasete bağlı. Ehil olmanız önemli değil, birilerinin himayesinde olmanız önemli. Ancak bu şekilde bir yerlere ulaşmanız mümkün.

Bu esas üç nedene artı olarak birçok madde daha ilave etmek mümkün, ancak yukarıdaki bu maddelerin esası oluşturduğunu sanırım hepiniz kabul edersiniz.

Biz mühendisler kendi aramızda da maalesef birilerimizin sivrilmesini istemiyoruz. Bir şey başarmaya çalışan kisiler gibi olmaya çalışmıyoruz da, onları aşağı çekmeye çalışıyoruz. Birbirimizin ekmeği ile oynuyoruz, birbirimizin hakkını yiyoruz, dışarıdan birinin yapamayacağı kötülüğü birbirimize yapmaya çalışıyoruz ve yapıyoruz. Bunu da bir iç hesaplaşma olarak kabul edin…

Umarım biz göremesek bile mühendislikte ileri ülkelerden olmak nasip olur. Bu konuda ben şahsen ümit göremiyorum. Ümidi bırakın ışık göremiyorum , ışık…

Ahmet CELIKKOLLU

Insaat Muhendisi

ESKISEHIR

 

 

  • Kadir Deveci

    Ben katılmıyorum, mühendislerimiz gayet donanımlı, gel gör ki her durumda verilen ücretler ortada, böyle olunca donanımlı tüm adamlar ticaret, ya da taahhüt gibi kazanabilecekleri işlere giriyorlar. Siz verin o emeğin karşılığını , verin o yetkiyi bakın çözülmüyor mu… usta adı altında ağzına baktığınız adamlara daha fazla saygı gösteriyorsunuz, ustalarla yaşamaya devam edin o zaman. Mühendisleri müteahhidin kölesi olarak çalıştırmaya devam edin.

  • Gökhan Ergül

    Türkiyedeki inşaat mühendisi sayısı tüm avrupadaki inşaat mühendisi sayısında fazla. 1 yıldaki Maden Muhendisi mezunu dünya maden mühendisi ihtiyacından fazla. Plansız programsız lise bölümü gibi mühendislik fakültesi açılıp kontenjanlar çoşarsa sonuç normal