İdol Bir Mühendis: Santiago Calatrava

0

İlk yazım olan Brooklyn Köprüsünden sonra uzun süren bir araştırma süresinin ardından ilginizi çekeceğini düşündüğüm yeni bir yazıyla karşınızdayım.

Bu zamanlarda çoğumuz kendimize mesleğimiz içinde bir idol seçmekteyiz. Alanımız gereği ben de bu yazıda bu örneklerden birini size takdim ediyorum. Her şeyi mükemmel bir insan değil kendisi. Kabul edilmeyen projeleri, çok eleştiri alan çizimleri de var. Ancak kendisi diğer yönleriyle bu eksikleri de kapatıyor. Ne bu eksik yönler derseniz kendisinin sadece mühendis olduğunu mu zannediyorsunuz?

 

Santiago Calatrava, İspanya, Valencia’da bir mezra olan Benimámet’te dünyaya geldi. Valencia Sanat Okulu ve Valencia Mimarlık Okulu’nda eğitim aldı. Okul günlerinde, bir grup öğrenci ile bağımsız projeler gerçekleştirdi ve Valencia ve İbiza’nın mimarlık mimarisi üzerine iki kitap çıkardı. 1975 yılında mezun olduktan sonra, İsviçre Zürich ‘deki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’ne (ETH) inşaat mühendisliği alanında yüksek lisans eğitimi için kaydoldu. 1981 yılında, “Uzay Çerçevelerinin Katlanabilirliği Üzerine(“On the Foldability of Space Frames”)” doktora tezini tamamladıktan sonra mimarlık ve mühendislik pratiğine başladı.

Kariyeri

Santiago Calatrava, kariyerinin ilk kısmını büyük ölçüde inşaat mühendisliği projelerinin statüsünü yeni zirvelere taşıyan köprülere ve tren istasyonlarına adamıştı.1992 Olimpiyat alanının kalbinde yer alan Barcelona, İspanya’daki Montjuic Radyo Kulesi(1991) ve Toronto, Kanada’daki (1992) Allen Lambert Galleria, kariyerinde önemli işler ve dönüm noktalarıydı. Milwaukee Sanat Müzesi’nin bir parçası olan Quadracci Pavilyonu (2001) Calatrava’nın ABD’deki ilk projesidir. Calatrava’nın yüksek katlı tasarıma girişi, İsveç’in Malmö kentinde bulunan Torino Torso (2005) adlı yenilikçi, 54 katlı yüksek büküm kulesiyle başladı.

Stili

Calatrava yapısal mühendislik ve mimarlık arasındaki köprüyü çok iyi kurmuş. Projelerde Félix Candela ve Antonio Gaudí’yi içeren İspanyol modernist mühendisliği geleneğini sürdürüyor. Bununla birlikte, onun stili de çok kişiseldir ve eserleri insan vücudunun ve doğanın çok sayıda çalışmasından ortaya çıkmıştır.
Yaratıcılığın en üst seviyede kullanıldığı tasarımlarında, en son mühendislik teknikleri ve sanat adeta kaynaşıyor. Bu nedenle 67 yaşındaki mimarın eserleri, yapılara bakan kullanıcı veya ziyaretçilerin doğrudan duygularına hitap ediyor. Calatrava ise çalışmalarında karmaşık formların mimaride nasıl kullanılabileceği sorusuna cevap aradığını söyleyerek, “Mimari ve tasarımın sosyal bir karakteri vardır. Bu karakter topluma hizmet etmektir” diyor. Gerçekten de Calatrava’nın dünya üzerinde birçok ülkede tasarımını yaptığı okul, köprü ve tren istasyonları gibi halka açık çok sayıda eseri bulunuyor.

İşte Calatrava’nın benzersiz eserlerinden seçmeler:

Alamlillo Köprüsü Sevillia, İspanya

Calatrava’ya göre köprüler bir ihtiyaç sonucu oluşur. Ancak köprüyü köprü yapan onun kimliğidir. Usta, köprülerin yalnızca tasarımcısının hayallerine değil, kullanıcıların ihtiyacına da uygun olması gerektiğini düşünüyor.

Konser Salonu Tenerife, İspanya:

Eserlerinde doğada bulunan objelerden faydalandığını söyleyen Calatrava, bu nedenle imzasını taşıyan yapıların insanlara itici gelmediğini söylüyor.

Art Museum Milwaukee, ABD:

Amacının insanlara binaların nasıl yapılması gerektiğini öğretmek olmadığını söyleyen Calatrava, “Hedefim neyin mümkün olduğunu göstermek” diyor.

Araştırma Merkezi, Valencia:

İspanya’nın Valencia kentinde bulunan Bilim ve Araştırma Merkezi’nin inşası tam on dört yılda tamamlandı. Beş farklı binadan oluşan yapı kompleksi benzersiz bir tasarıma sahiptir.

Eleştirildiği Zamanlar da Oldu

Calatrava’nın İspanya’nın Bilbao şehrinde gerçekleştirdiği projeler pratik olmadıkları gerekçesiyle eleştirildiler. Havaalanının mekânlarının yetersizliği ve cam yer döşemelerinin çabucak kırılabilmesi ve yağmurlu havalarda kayganlaşması da diğer eleştirileri oluşturmuştur.

İptal Edilen Projeleri

+Reichstag Restorasyonu (Norman Foster’in tasarımı seçildi)
+Ryerson Üniversitesi, Toronto, Kanada (Daha ucuza mal olacak başka bir tasarım seçildi)
+Diocese of Oakland için yeni katedral, Kalifornya, ABD (Craig Hartman’ın projesi seçildi)
+Cavado Köprüsü, Barcelos, Portekiz (Bütçe sorunlarından dolayı uygulanamadı)
+Wettstein Köprüsü, Basel, İsviçre (Referandumda reddedildi)
+80 South Street, New York, ABD (Ekonomik kriz nedeniyle iptal edildi)

Santiago Calatrava’nın Aldığı Bazı Ödüller

1991 : İyi Bina için Zürih Ödülü İl ZÜRİH, İSVİÇRE (Zürih-Stadelhofen İstasyonu için)
1997 : ECCS Avrupa Çelik Tasarım Ödülü 2003 (Kronprinzen Köprüsü)
1999 : Mimico Creek Köprüsü TORONTO, OTTAWA, KANADA
2002 : En İyi Büyük Yapı Tasarımı Mükemmellik Ödülü (Milwaukee Sanat Müzesi)
2003 : Avrupa Çelik Tasarım Ödülü (Zürih Üniversitesi, Hukuk Kütüphanesi çatı inşaatı)
2004 : IABSE Üstün Yapı Ödülü (Milwaukee Sanat Müzesi)
2017 : En İyi Yenilikçi Yeşil Bina Ödülü (Selam Amanhã , Torna Torso )

Yazıyı Sayın Cankut BÜYÜKTOKSAVUL’un Santiago Calatrava hakkındaki şu sözleriyle bitiriyorum.
“Aklınıza adı geliverince, hani yüreğinizi farklı attıran biri olur ya. Gerçi onlardan da çok var bende. İlk aklıma geliveren İspanyol mimar Santiago CALATRAVA oldu. Zira GAUDI gibi bir mimarı çıkaran İspanya’nın havasından mı, suyundan mı bilemedim, onunda binaları, tasarımları, çizimleri her şeyiyle çok özgün ve doğadan. Mühendislikten ayrılıp mimarlığı seçmesi ve gerçekte birbiriyle çok geçinemeyen iki disiplini olağanüstü bir şekilde harmanlaması bende büyük bir hayranlık uyandırıyor. Yaşamın içinde gördüğümüz formlar, kuş, kanat, insan vücudunun parçalarını başarılı bir heykeltıraş olduğu için, bu ustalığıyla yapılarına aktarıyor. Onun yapılarında klasik yapı sistemleri kolon, kiriş gibi yapı elemanlarını görmeniz pek olası değil. Zira onun doğadan ilham aldığı unsurlar ancak kabuk sistemle hayat buluyor.”
Daha fazla bilgiyi kendine ait şu web sitesinden alabilirsiniz.
İlgimi ve ilginizi çekecek yeni bir konu bulana dek kendinize iyi bakın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here