Yaşadığınız Bölge Riskli Alan Kapsamında Olabilir!

0

 

Bu yazıda Kentsel Dönüşüm serisinin 2.kısmı olan Afet Riski Kanunu ve Riskli Alan kavramlarını inceleyeceğiz. Serinin ilk yazısına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca aşağıdaki bağlantılardan

1. Ünlü İnşaat Mühendisleri
2. Staj Yapacaklara Tavsiyeler
3. Dünyanın En Eski 10 Yapısı

yazılarına ulaşabilirsiniz.

6306 SAYILI AFET RİSKİ KANUNU NELER SÖYLÜYOR?

Çeşitli etkenlere bağlı olarak özellikle 1950’li yıllardan itibaren kentlerimizdeki nüfus yoğunluğu hızla artmaya başladı. Bu duruma bağlı olarak gelişen çarpık kentleşme ve yapılaşma sürecine karşın uygun politikalar üretilememiş ve özellikle deprem gibi doğa olayları birer afete dönüşerek ciddi bedellere neden olmuştur.
Kentlerimizin barındırdığı risklerin ortadan kaldırılması, sağlıklı ve yaşanabilir kentlerin inşa edilmesi gerektiği sadece konunun uzmanlarının değil, ülkemizde yaşayan ve depremlerde veya diğer doğa olaylarında ağır bedeller ödeyen herkesin uzlaştığı bir noktadır.

a) Ülkemizdeki kentsel dönüşüm uygulamalarının hukuki anlamda ilk habercisi, 17 Haziran 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’dur. Belediye Kanunu’nun 73. Maddesinde yapılan değişiklik ile “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” tanımlanarak belediyelerin, belediye meclisi kararlarıyla, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri” uygulayabileceği ifade edilmiştir.

b) Bir diğer dayanak ise 31 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de de yayımlanarak yürürlüğe giren (6306 Sayılı) “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”dur. Afet meydana geldikten sonra ‘yara sarma’ değil de, ‘yara almama’ anlayışı ile hareket edilmesi esasına dayanan kanunun temel gerekçelerinden biri, ülkemizde deprem, sel, heyelan vb. doğa olaylarının afete dönüşmesini önlemeye hizmet edecek adımların acilen atılmasıdır.

PEKİ, RİSKLİ ALAN NE DEMEK?

Riskli alan Kanunda, “Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan alan” olarak tanımlanmaktadır. Detay verecek olursak Riskli alan, zemin yapısı ve üzerindeki yapılaşma kapsamında değerlendirildiğinde; depremsellik, toprak kayması veya heyelan olabilecek bölgeler, dere yatakları, taşkın bölgeleri, çığ veya kaya düşme olasılığı olan alanlardır.

YAŞADIĞINIZ BÖLGE RİSKLİ ALAN İSE BU HUSUSLARA DİKKAT !!!

Öncelikle “yapılan projelerden bire bir daire verileceği”, “dava açılamayacağı”, “dava açanların cezalandırılacağı”, “itiraz etmeyenlerin ödüllendirileceği”, “erken davrananların ise kazançlı çıkacağı”, “eksperlere inceleme yaptıranların daire değerlerinin daha fazla gösterileceği” gibi söylentilere inanmak yerine sağlıklı ve güvenli bilgi almanın yolları aranmalıdır.
Yaşadığınız alan riskli ilan edildiğinde öncelikle mahalle sakinleri ile bir araya gelerek edinilen bilgilerin tek bir merkezde toplanması sağlanmalıdır.

RİSKLİ YAPI YIKIM SÜRECİ

– Riskli olduğu kesinleşen yapıların yıktırılması için müdürlük tarafından idaresine (Belediye veya İl Özel İdaresi) yazı yazılır.
– İlgili idare tarafından tebligat yoluyla riskli olarak tespit edilen taşınmazın maliklerine 60 günden az olmamak üzere süre verilerek yapının yıktırılması istenir.
– Yapı maliklerinin müracaatı üzerine, idare tarafından yıkım ruhsatı düzenlenir.
– İdare tarafından, maliklerden en az birinin başvurusu ile “yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmış
belgelerin sunulmasına istinaden” diğer maliklerin muvafakati aranmaksızın, 6 iş günü içerisinde yıkım ruhsatı düzenlenir.
– Verilen süre içinde yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir ve yapı yıktırılmamış ise “yapının idari makamlarca yıktırılacağı” belirtilerek, 30 günden az olmak kaydıyla ek süre verilir.

Yazımı Mustafa Kutlu’nun “Huzursuz Bacak” kitabında yer alan şu sözlerle bitiriyorum.

“Bir kentsel dönüşüm olmalı. ”Kentsel dönüşüm”; fiyakalı bir söz. Ama nasıl? Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek lazım. O da çok yönlü bir iş.”

Serinin 3. ve son yazısında görüşmek dileğiyle. Kendinize iyi bakın.

KAYNAK: İnşaat Mühendisleri Odası

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here