Torba Yasa’da inşaat sektörü için neler var?

0

Torba Yasa inşaat sektörüne neler getirdi? Torba Yasa’da inşaat sektörü için neler var? Torba Yasa emlak ve konut sektörüne neler getirecek? İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı Torba Yasa’da inşaat sektörünü ilgilendiren maddeler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan ve bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Torba Yasa’da inşaat sektörü ve çalışma hayatına dair maddeler şöyle;

İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun

Kanun No. 6552
Kabul Tarihi: 10/9/2014

(…)

Taşeron İşyerleri ve İşçilere Yönelik Düzenlemeler

– İşverenler, taşeron firmalara (alt işverenlere) iş vermeleri halinde, işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri taşeron firmaların hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlü tutulmuş ve maaş ödenmesi garanti altına alınmıştır. (Madde 3)

– Taşeron firma değişse bile işçi aynı işyerinde çalışmaya devam ediyorsa, izin süreleri, işçilerin daha önceki çalışmaları dikkate alınarak hesaplanacaktır. Asıl işveren izinlerin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmekle yükümlü kılınmıştır. (Madde 6)

Kıdem Tazminatına İlişkin Düzenlemeler;

– Kamu kurumlarında taşeron olarak çalışan işçilerin çalıştıkları süre, firmanın değişmesinden bağımsız olarak kıdem tazminatında dikkate alınacak ve kamu kurumu tarafından işçiye ödenecektir.

– Aynı taşeron firma tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerin kıdem tazminatında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınacak ve kıdem tazminatı çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenecektir.

– Aynı taşeron firma tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebiyle kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanarak çalıştığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenecektir. İlgilinin farklı kamu kurumlarındaki çalışma sürelerini kapsayan kıdem tazminatının son çalıştığı kamu kurumu tarafından ödenmesi halinde, ödemeyi yapan kamu kurumunun ilgili sürelere ilişkin miktarları ilgili kamu kurumundan tahsil etme hakkı saklıdır. Ancak merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin arasında tahsilat işlemi yapılmayacaktır. (Madde 8)

– Kamu kurumları açısından taşeron çalıştırılabilecek yardımcı hizmetlerin hangileri olduğu yargı kararları da dikkate alınarak işçi, işveren ve kamu görevlileri konfederasyonları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecektir. Ancak, belediyeler kendi özel kanunları ve diğer kanunlarda yer alan özel hükümler doğrultusunda da hizmet alımı yapabilecektir. (Madde 10)

– Özelleştirme programında bulunan idareler için taşeron firmalarla çalışmak üzere ihaleye çıkmak için Özelleştirme İdaresi Başkanlığından, KİT’ler için ise Hazine Müsteşarlığından izin alınacaktır. (Madde 11)

– Taşeron işçiler görevlendirildikleri hizmetler dışında başka görevlerde çalıştırılamayacaktır. Aksi durumlarda idari para cezaları verilecektir. (Madde 11)

– Kamu kurumlarındaki taşeron firmanın yetki vermesi kaydıyla, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından toplu sözleşme yürütülecek, bu durumda ortaya çıkacak fiyat farkı ilgili idare tarafından karşılanacaktır. (Madde 13)

– Kamuda süreklilik arz eden işlerin ihalesinin üç yıllık bir süre için yapılacağı düzenlenmektedir. Böylece, taşeron işçilerinin bir yıldan düşük ihaleler nedeniyle İş Kanunundan doğan hak kayıpları önlenmektedir. (Madde 14)

– Taşeron işyerlerine ilişkin iş müfettişlerince hazırlanan raporlara yapılacak itirazlar için süre 6 günden 30 güne çıkarılmış ve itiraza ilişkin dava süresi 4 ay olarak belirlenmiş, temyiz yolu da açılmıştır. (Madde 1)

– Mahalli idarelerde (belediyeler, il özel idareleri) taşeron olarak çalışan personel, Kanunun yayımını izleyen 120 gün içinde aynı mahalli idarenin kendi birimleri veya bağlı kuruluşları arasında iş veya işyeri değişikliğine tabi tutulabilecektir. (Madde 12)

Çalışma İznine Yönelik Düzenlemeler

– 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında olanların da süresiz çalışma izni alınabilmesi ve uzun süreli çalışma iznine sahip olanların, uzun dönem ikamet izninin sağladığı tüm haklardan yararlanabilmesi düzenlenmiştir. Süresiz çalışma izni kişinin veya işverenin başvurusu veya mevzuatta yer alan gerekçelere iptal edilebilecektir ve çalışma izni alan yabancıların ülke içindeki giriş, çıkışları İçişleri Bakanlığınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilecektir. (Madde 22)

– Uzun dönem ikamet izinlerine benzer şekilde, süresiz çalışma izinlerinin de harçtan muaf tutulması sağlanmıştır. (Madde 23)

Çalışma Hayatına Yönelik Diğer Düzenlemeler

– İşveren sendikalarınca dayanışma ve yardım fonu oluşturulabileceği ve bu fondan işçilerin sigorta primlerinin işveren payının karşılanabileceği düzenlenmiştir. (Madde 19)

– Toplu sözleşme yetkisine sahip olmak adına Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 41 inci ve 43 üncü maddesinde yer alan “kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde üç üyeye sahip olma” şartı “yüzde bir”e indirilmiştir.

Ancak Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi işçi konfederasyonlarına üye olmayan işçi sendikaları için bu oran yüzde üç olarak uygulanacaktır. (Madde 20- 21)

– İşyerlerinde çalışmakta olan çırakların ve stajyerlerin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde hesaplanan “işyerindeki işçi sayısı”na dâhil edilmemesi ve işyeri hekimi haricinde çalıştırılması gereken diğer sağlık personelinin yalnızca on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalıştırılması düzenlenmiştir. (Madde 16)

– Çalışanların sağlık raporlarını çalışan sayısına bakılmaksızın hizmet alınan veya görevlendirilen işyeri hekiminden alabilmesi ve 10’dan az çalışan bulunan ve az tehlikeli işyerleri çalışanlarının sağlık raporlarını kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilmesine imkân tanınmıştır. (Madde 17) 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, işverenlerin veya vekillerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin üstlenilmesine ilişkin eğitimlerine ilişkin hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenecektir. (Madde 18)

– İşsiz kaldığı dönemde işsizlik ödeneğinden yararlanıp, işe iade davası sonucunda da tekrar ücretleri ve primleri ödenenlerin, söz konusu ödemeler düşülerek kalan tutarda işsizlik ödeneğinden yararlanabilmesi ve mükerrer ödeme yapılmaması amacıyla düzenleme yapılmıştır. (Madde 25)

Diğer Düzenlemeler

– Faaliyetine son veren işverenlerin sigortaya ilişkin borç asıllarının toplamının 100 TL’nin altında olması halinde bu alacakların tahsilinden vazgeçilecektir. (Madde 59)

– Fazla çalışma ücretinin prime esas kazanca dâhil edilmemesi nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumuna geçmişe dönük olarak tahakkuk ettirilen prim ve idari para cezaları silinecektir. (Madde 62)

– Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki bir kuruluş tarafından üç aydan fazla süreyle çalıştırılmak üzere ülkemize gönderilenler sosyal güvenlik kapsamına alınacaktır. (Madde 40)

– Türk firmalarının işçilik maliyetlerinin düşürülerek yurt dışındaki rekabet güçlerinin arttırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Buna göre Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen firmaların, yurt dışındaki işlerde çalışmak üzere yurt dışına götürdükleri işçilerin sigorta primleri, asgari ücretin 6,5 katı yerine 3 katı üzerinden alınacaktır. (Madde 50)

Diğer Yapılandırmalar

– (Madde 125). Sakarya İli, Kocaali İlçesinde bulunan yerleşim yerlerinin Melen Barajı rezervuar alanı ile mutlak koruma alanında kalması nedeniyle bu yerlerde yaşayan ailelerin yeni yerleşim yerine nakillerinde TOKİ yetkilendirilmiş ve yerleşim koşulları yeniden belirlenmiştir. (Madde 137)

– Maliklerin mülkiyet haklarını kullanmalarının engellenmemesi, can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemlerin alınması kaydıyla kamu yararı kararına dayalı olarak taşınmazların üzerinde teleferik ve benzeri ulaşım hatları ile her türlü köprü, taşınmazların altında ise tünel, metro ve metro benzeri raylı taşıma sistemi yapılabilmesine imkân veren düzenlemeler yapılmıştır. Taşınmazların mülkiyet hakkının kullanımının engellenmemesi halinde, taşınmazlara ilişkin herhangi bir kamulaştırma yapılmayacaktır. Taşınmaz sahiplerine bu işlemler nedeniyle kamulaştırma, tazminat ve benzeri nam altında herhangi bir ücret ödenmeyecektir. Yapılan yatırım nedeniyle taşınmaz maliklerinden değer artış bedeli alınmayacaktır. (Madde 99)

– Kamulaştırılan taşınmaz malların geri alınmasına ilişkin esaslarda değişiklik yapılmıştır. Maddede belirtilen süreler (5+1: 6 yıl) geçtikten sonra, kamulaştırılan taşınmaz malın üzerinde ve taşınmaz maldan kaynaklanan hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple (kamulaştırılan taşınmaz malın; üzerinde kamulaştırmanın kesinleştiği tarihten sonra kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaması veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakılması, kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmaması veya üçüncü kişilere devredilmesi gibi sebeplerle) hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaması ve dava açılamaması yönünde düzenleme yapılmıştır. (Madde 100, 101)

– Orman veya orman rejimine tabi alanların; mesire yeri, şehir ormanı, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ve avlak olarak ayrılan kısımlarında, orman koruma ve yangınla mücadele için yapılacak yapı ve tesisler ile idarenin ve ziyaretçilerin zaruri ihtiyaçları karşılayacak olan yapıların imar planı şartı aranmaksızın Uzun Devreli Gelişme Planlarına veya Gelişim ve Yönetim Planlarına göre yapılabilmesi ve kıyı ve sahil şeritlerinde kalan alanlarda ve kesin yapı yasağı getirilen korunan alanların, orman veya orman rejimine tabi olması halinde istisna hükmü uygulanmayarak mevcut ve yapılacak imar planına uyulması, inşa edilecek yapıların etüt ve projelerinin yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak yapılması ve bu yapıların Orman ve Su İşleri Bakanlığının sorumluluğunda gerçekleştirilmesi düzenlenmiştir. (Madde 90)

– Tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmuştur. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında Emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü düzenlenmiştir. (Madde 98)

– Anayasa Mahkemesinin iptal etmiş olduğu su yapılarının denetimine ilişkin hususlar ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. (Madde 88) Su yapılarının denetimi hususunda 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun arasında uyum sağlanmıştır. (Madde 138)

– Tüm bucaklar fonksiyonları kalmadığı için kaldırılarak, onlara bağlı belde ve köyler, bucağın bağlı olduğu idari birime bağlanmıştır. Ayrıca İstanbul ili Ataşehir ve Ümraniye ilçelerinin sınırları yeniden belirlenmiştir. (Madde 128-129)

Emre Kulcanay / Emlakkulisi.com

Kaynak: http://emlakkulisi.com/torba-yasada-insaat-sektoru-icin-neler-var/287515