Ana Sayfa Blog Renkler ve İnsan Psikolojisi Üzerine Etkisi ile Tasarımda Stratejik Kullanımı

Renkler ve İnsan Psikolojisi Üzerine Etkisi ile Tasarımda Stratejik Kullanımı

Bir tasarıma başlamadan önce belirlememiz gereken en önemli unsur; kullanıcı profili ve bu profili hangi yönde etkilememiz gerektiğidir. Unutmamak gerekir ki, insanlar her zaman renkler tarafından psikolojik olarak etkilenir. Tasarladığınız ne olursa olsun, iç mimariden grafik tasarıma kadar, seçtiğiniz renkler yapacağınız tasarımın algılanışını belirler. İç mekanlarda kullanılan renk sadece psikoloyi etkilemekle kalmaz aynı zamanda insan davranışını, sağlığını ve karar mekanizmasını da etkiler. Bunlar çoğu zaman bilinçaltı etkileşimlerdir. Örneğin bir fastfood zincirinde kullanılan kırmızı rengi sizin iştahınızı açarken, sarı rengi de gelip geçiciliği ve hızlı servisi ifade eder. Bu renk kombinasyonunun birçok marka tarafından kullanıldığı hemen fark edilecektir. Kahverenginin iştah kapatması açık büfelerde sıkça kullanılmasına sebep olur. Açık büfesiyle meşhur olan bir restoran zincirinin, dış cephesinde kırmızı rengini bir şekilde kullandığını ve iç mekanda da kahverengi tonlarıyla, ahşap malzemelerle sizi karşıladığını fark edeceksiniz. Bunun gibi bir sürü kombinasyon bazen bilinçli, bazen bilinçsiz şekilde ortaya çıkar ama sonuçları firma ya da şahıs için aynı yere çıkar.

Genel olarak renklerin üç ana etkisi vardır. Bunlar; aktif, pasif ve nötr.

Nötr renkler -ne kadar renk sayılmasalar da- siyah, beyaz ve gri tonlarıdır. Bunlar genelde aktif ve pasif renklerle, denge yaratmak ve o renklere farklı anlamlar yüklemek için kullanılır.

Aktif renkler pasif renklere kıyasla daha parlaktır ve insan zihnini daha çok harekete geçirir ve daha güçlü, enerjik olarak algılanırlar.

Pasif renkler aktif renklere göre tonal olarak daha düşüklerdir ve insan üzerinde bir sakinlik, odak yükseltme, iç muhakeme, konfor ve huzur gibi etkileri vardır.


Mavi

Mavi tarih boyunca Dünya’da görünürlülüğü bakımından en yaygın renklerden biridir, ancak maviyi neredeyse sadece gökyüzünde ve denizde görebildik. Mavi bize her daim bereket ve bolluk getirmiş bir renk olarak tanımlanabilir. Mavi renkli gıda sayısının çok az olmasından kaynaklı, bu renge karşı bakışımız biraz daha farklıdır. Birçok dilde mavi en son isimlendirilen renklerden biridir, çünkü mavi yerine gök rengi denmesi en olasıdır. Genel olarak iç mekanlarda kullanıldığında insan psikoloji üzerindeki etkisi sakinlik ve huzur olacaktır. Logo olarak kullanıldığı zaman tehditkar olmayan bir duruşu, güvenilir ve dostane bir hissiyatı olur.

Kırmızı

Daha önce bahsettiğim gibi gıda firmaları iştah açıcı özelliği için kullanırlar, bunun yanı sıra bir öncelik hissiyatı yarattığı için dikkat çekilmesi istenilen konuları göz önüne çıkarmak için kullanılır. Bu renk; gücü, tutkuyu, heyecanı ve cesareti temsil eder aynı zamanda. Dil tarihinde çoğunlukla erken adlandırılan renklerden biridir. Birçok yoğun duyguya hitap eden bu rengin insanlık tarihindeki yeri kan ve toprakla başlar. O yüzden kırmızı kadar yoğun duygu yükleyen bir başka renk daha yoktur diyebiliriz.

Turuncu

Turuncu daha agresif bir renk olduğu için, harekete geçme, mutlu olma ve öz güven üzerine etkileri vardır. Yalnız yanlış kullanıldığında tasarımdaki ve psikolojideki etkisi başarısız olur, iç mekanda turuncu kullanımı çok artırılırsa çocuksu bir izlenim bırakabilir. Diğer renklerle dengelenmesi çok önemlidir, tek başına kullanıldığında yorucu olabilecek bir renktir. Dil tarihinde turuncu en geç adlandırılan renklerden biridir. Bunun sebebi sarı veya kırmızı olarak genellendirilmesinden kaynaklanır.

Sarı

Bu rengin ilgi çekiciliği diğer renklerde yoktur ve bu yüzden uyarıcı olarak sıklıkla kullanılır. Örneğin; iş makinaları, taksi, güvenlik bariyerleri, uyarı levhaları gibi. Sarı tek başına kullanıldığı zaman gelip geçicilik hissiyatına sahiptir, siyah ile kullanıldığı zaman tehlike anlamı taşır. Doğada ise bir canlıda sarı gibi parlak renkler, o canlının bize tehlikeli olduğunu gösterir. Bu yüzden bilinçaltımızda sarı hala ciddi bir uyarıcı görevi görür ve fazla kullanılırsa bir iç mekanda insanı rahatsız edebilir ve görsel olarak yorucu bir etki bırakabilir. Dikkatli kullanılması gerekir. Çoğu dilde erken adlandırılan bir renktir.

Yeşil

Yeşilin yatıştırıcı bir etkisi vardır ve doğanın rengidir. Büyümeyi ve yeni bir başlangıcı temsil eder, mavinin sakinliğini ve sarının enerjisini içinde barındırır. Tasarımda denge ve ahenk etkisi bırakır ve dayanıklılığı, zenginliği, güvenilirliği temsil eder. İç mekanlarda çocuk odalarında kullanılması, çocuğun hayal gücünün gelişmesini destekler. Markalarda ise barışçıl bir izlenim bırakır. Dil tarihinde genelde kırmızıdan sonra adlandırılan renklerden biridir.

Mor

Antik dönemlerde boya olarak mor nüansını elde etmek sadece salyangozlardan çıkarılarak mümkün olduğu için, kraliyet aileleri ve soylular tarafından karşılanabilen bir lüks olmuştur. Bu durum günümüzde de mor renginin hala lüks ve zenginlik göstergesi olmasını sağlamıştır. Mor rengi aynı zamanda; mavinin kararlılığını, kırmızının enerjisini içinde barındırır ve fazla olarak yaratıcılıkla bağdaştırılır. Lavanta gibi morun daha açık tonları ise romantizm ile çağrışım yapmaktadır. Çoğu dilde en son adlandırılan bir renktir.

Baker-Miller Pembesi

Pembenin özel bir tonu olan bu renk, insan psikolojisi ve sağlığı üzerine özel bir deneyle gözlem yapıldıktan sonra bu deneyi yürüten yöneticilerin ismini almıştır. Aynı zamanda Drunk Tunk Pembesi, Pasif Pembe gibi adları vardır. Öncelikle, bilim insanı Alexander Schauss 1960’lı yıllarda, renklerin insanın mental durumunu değişitirebileceğini gösteren 153 denekten oluşan bir deney gerçekleştirmiştir. Bu pembenin insanları daha dirençsiz ve sakin kıldığını, ortaya çıkarmıştır Alexander Schauss. Baker ve Miller ise Amerika Birleşik Devletleri’nde askeri bir hapishaneyi yürütmekle görevlilerdir ve bu deneyi gördükten sonra Seattle’da bulunan hapishanede 1979 yılında deneye devam ettirme kararı almıştır. Deneyin amacı; hüküm giymiş insanların bu renkle kaldıkları zaman içerisindeki davranış değişimlerini gözlemlemektir. Gözlemlerde ise Baker-Miller pembesine maruz kalan hükümlülerin saldırgan davranışlarının bittiği ortaya çıkmıştır.

Baker-Miller pembesi hala günümüzde bazı hapishanelerde boyanmakta ve farklı kültürlerde benzer sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Renklerin insan üzerindeki evrensel etkisini dil tarihinden anlayabiliriz. Tarihini bildiğimiz bütün dillerin büyük bir bölümünde, renk adlandırılması belli bir aşama ve sıralamayla gelişmektedir. Bilinen diller incelendiği zaman çoğunlukla ilk önce koyu (siyah) ve açığın (beyaz) isimlendirildiği, sonrasında sırasıyla kırmızı, sarı ve yeşil, mavi, kahverengi, mor gibi ilerlemiştir.

Sanal Şantiye

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

BUNLARI KAÇIRMA

Altın Köprü (The Golden Bridge)

SADECE TAŞIYICI DEĞİL ADETA BİR SANAT ESERİ Altın Köprü (Vietnamca: Cầu Vàng), Da Nang, Vietnam'ın yakınındaki Bà Nà Hills beldesinde yaklaşık 150 metre uzunluğunda (490...