24 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğini değerlendirmek için ortak bir çerçeve oluşturdu. Düzenleme, inşaat faaliyetlerinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor.
Yeşil taksonomi nedir?
Yeşil taksonomi, ekonomik faaliyetleri belirlenmiş çevresel ölçütlere göre sınıflandıran bir sistemdir. Yeni yönetmelik, sürdürülebilir yatırımların belirlenmesini kolaylaştırmayı, bu yatırımlara finansman akışını teşvik etmeyi ve yanıltıcı çevresel iddiaları önlemeyi amaçlıyor.
Bir proje hangi koşullarda uyumlu sayılacak?
Yönetmelik, “uygun faaliyet” ile “uyumlu faaliyet” arasında ayrım yapıyor. Bir faaliyetin Ek-1’de yer alması, taksonomi kapsamında değerlendirilebileceği anlamına geliyor. Uyumlu sayılması için ayrıca çevresel hedeflerden en az birine önemli katkı sağlaması, diğer hedeflere önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması gerekiyor.
Bu koşullar, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanacak teknik tarama kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Dolayısıyla bir projenin yalnızca “çevre dostu” olarak tanıtılması, taksonomiyle uyumlu olduğu anlamına gelmeyecek.
İnşaat sektörünü nasıl ilgilendiriyor?
Yönetmeliğin Ek-1 listesi, yeni binaların inşası ve mevcut binaların yenilenmesi gibi yapı faaliyetlerini de içeriyor. Bu nedenle bina projelerinin çevresel performansı, ilgili teknik kriterler çerçevesinde taksonomi açısından değerlendirilebilecek. İnşaat sektöründeki uygulama bakımından belirleyici ayrıntılar, faaliyetler için yayımlanacak teknik tarama kriterleri olacak.
Her inşaat şirketi rapor hazırlamak zorunda mı?
Yönetmelik, Ek-1 kapsamındaki faaliyetleri yürüten bütün şirketlere genel bir zorunlu raporlama yükümlülüğü getirmiyor. Bu işletmeler, yayımlanacak şablonlara göre raporlama yapabilecek. Bankalar ile yönetmelikte sayılan diğer finansal kuruluşlar için ise raporlama zorunluluğu öngörülüyor; bu kuruluşlar 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değil. Finansal kuruluşlar, kendi raporlarına konu işlemler için ilgili işletmelerden taksonomi raporu hazırlamalarını talep edebilecek.
Sonuç olarak yönetmelik, bir yapı faaliyetinin çevresel sürdürülebilirliğini ortak ve doğrulanabilir ölçütlerle ifade etmeye yönelik bir çerçeve getiriyor. İnşaat sektörü için izlenmesi gereken sonraki adım, İklim Değişikliği Başkanlığının faaliyet bazında yayımlayacağı teknik kriterler.
Kısa özet
- Yönetmelik altı çevresel hedef belirliyor: sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su kaynaklarının korunması, döngüsel ekonomi, kirliliğin önlenmesi ve biyoçeşitliliğin korunması.
- Bir faaliyetin yönetmelik ekindeki listede bulunması, tek başına “yeşil” sayılması için yeterli değil. En az bir çevresel hedefe önemli katkı sağlaması, diğer hedeflere önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma koşullarına uyması gerekiyor. Değerlendirmede İklim Değişikliği Başkanlığının yayımlayacağı teknik kriterler kullanılacak.
- Ekonomik faaliyet yürüten kurum ve işletmeler için yönetmelikte genel bir zorunlu raporlama hükmü bulunmuyor; Ek-1 kapsamındaki faaliyetleri için raporlama yapabiliyorlar. Belirtilen finansal kuruluşlar için raporlama zorunluluğu düzenlenmiş olsa da 1 Ocak 2029’a kadar geçiş süresi tanınmış.
- Yönetmelik yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.
Kaynak: 24 Eylül 2026 tarihli Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği · Yönetmelik Ek-1 faaliyet listesi
Sanal Şantiye sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.






