Brooklyn Köprüsü (Görkemli Bir Mimarinin İlginç Hikâyesi)

1

Yabancı dizi ve filmleri bolca izlediğimiz bu zamanlarda Brooklyn Köprüsü sahne geçişlerine mutlaka rastlamışsınızdır. Kendisi hem mimarisiyle hem de yapılış aşamaları açısından ele alındığında dikkat çekici unsurlarıyla modern dünyamızda yerini almış durumda. Geçtiğimiz günlerde köprüler ve uygulamaları adlı yazımız başka bir yazarımız tarafından yayımlanmışken gelin biz de biraz derinlere inip bu köprüyle ilgili detaylara bir göz atalım.

Brooklyn Köprüsü Yapım Çalışmaları

1870 yılına kadar Brooklyn ve Manhattan arasında geçiş yapmak teknelerle sağlanıyordu fakat kış günlerinde bu çok zorlaşıyordu hatta imkansızlaşıyordu. 1867 de East River donunca ve kıyılardaki tekne ve gemiler hep orada sıkışınca ulaşım sıfıra indi. Buradan bir köprü zorunluluğu ortaya çıktı. Bunun üzerine mühendis ve dünyanın en büyük kablo üretim şirketinin sahibi John A. Roebling köprünün yapımı için çalışmalara başladı. Pek çok insanın gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bu tasarımda Roebling köprüyü çelik halatlarla asmayı planlıyordu. Çelik yeni keşfedilmemişti ama böyle bir şeyde kullanmaya da kimse cesaret etmemişti. Köprüyü tamamlamak Roebling’in en büyük hayaliydi. Fakat ne yazık ki köprünün yerini tespit çalışmaları sırasında bir feribotun ayağını ezmesi sonucu tetanosa yakalanıp iki hafta içinde hayatını kaybetti. Ayrıca köprünün yapımı sırasında, çalışan 600 işçiden 27 tanesi daha hayatını kaybetmiştir.

Baş Mühendis John Roebling hayatını kaybedince yerine oğlu Washington Roebling göreve atandı. Ancak ne yazık ki o da,1872 yılında köprünün su altındaki ayakları için suyun altında çalışırken vurgun yiyip felç oldu ve yatalak hale geldi. Ve işte bu noktada Washington’un eşi ‘Emily Roebling’, projenin yatalak haldeki kocasından alınmaması için savaşır ve kazanır. Emily, mühendis olmamasına rağmen projenin başına fahri olarak geçip kocası Washington’un yatağından köprü inşaatını takip etmesini sağlar. Böylece Emily de eşiyle inşaat arasında bir köprü vazifesi görmüş olur. Bu durum tam 11 yıl sürmüştür.

Köprü Yapılıyor

ABD – New York’ta East River üzerinde Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlayan köprünün yapımına 3 Ocak 1870’de başlandı. Brooklyn Köprüsü, süspansiyonlu kablo tekniği ile yapılmış hibrit bir köprü olmasıyla da oldukça ünlüdür. Bu anlamda ciddi bir esneme payını da barındıran Brooklyn Köprüsü, bu güne kadar tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalmamış ve aynı zamanda da oluşabilecek kasırgalara karşı da dayanıklı olarak imal edilmiştir.

Köprünün yapımı 14 yıl gibi fazla bir zaman almış ve 24 Mayıs 1883’te görkemli bir tören ile hizmete açılmıştır. Köprüden ilk geçen yaya Emily Roebling olmuştur.

Yapımı bu kadar meşakkatli olan bir köprünün başına gelenler bu kadarıyla bitmiyor. Köprü açıldıktan sonra bir gün, ayağı kayıp düşen bir kadının panik halde ‘Köprü yıkılıyor!” diye bağırması üzerine çıkan izdihamda 12 kişi ölüyor ve pek çok kişi yaralanıyor. Köprünün ilk yıllarında birkaç intihar girişimi gerçekleşiyor ve bu girişimlerden birkaçı ne yazık ki başarılı oluyor. Tüm bunlardan sonra halk artık köprünün lanetli olduğuna inanmaya başlıyor ve köprüden geçmeye korkuyorlar. Köprünün sağlam olmadığı da dedikodular arasına giriyor. Aksini halka kanıtlamak gerektiği düşünülüyor ve bir sağlamlık testi organize ediliyor.

Sağlamlık Testi

Sağlamlık testi her biri 6 ton ağırlığında 21 fille yapılıyor. Fil testi işe yarıyor, halk köprünün sağlamlığına ikna oluyor ve köprü kullanılmaya başlanıyor. Böylece köprü çeliğin büyük ölçekli yapılarda kullanılmasına yönelik kuşkuları gidermiş ve yapı malzemesi olarak kabul edilmesinde önemli bir görevi yerine getirmiştir.

İşin biraz da sayısal kısımlarına  göz atalım:

1.Köprünün açıldığı 24 Mayıs 1883’te 150.300 kişi yaya olarak köprüden geçmiştir.

2.Köprünün ana ayakları arasındaki açıklık 486,3 metredir.

3.Köprünün yüksekliği yaklaşık olarak 84,3 metredir.

4.Köprünün inşaat maliyeti 15,1 milyon ABD Dolarıdır ve yapımında yaklaşık 27 kişi ölmüştür.

5.Köprünün uzunluğu yaklaşık 1825,4 metre olup 25,4 metre genişliğe sahiptir.

6. Brooklyn Köprüsü’nün günümüz itibariyle günlük araç trafiği yaklaşık olarak 124 bindir.

7. Neo Gotik tarzda inşa edilen Brooklyn Köprüsü, 1964 ve 1966 yıllarında tekrar restore edilmiş ve daha da güçlendirilmiş ve aynı zamanda da ışıklandırılmıştır.

 

Köprüye farklı açılardan bakmak isterseniz aşağıdaki video tam size göre bu arada.

Brooklyn Köprüsü 19. Yüzyılın uç noktalarından sayılır ve Dünyanın 8. Harikası olarak geçer. Bu denli dünyaca ünlü bir köprü olmasına karşın köprüden geçişler herhangi bir ücrete de tabi değildir. Gitmeyi düşünenler için bu bilgiyi de vermiş olalım.

 

1 YORUM

  1. Yazınız çok güzel olmuş çok sıkmadan kısa ve öz bilgiler vermişsiniz bundan sonraki yazılarınızı takip ediyor ve merakla bekliyorum başarılar..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here