Tarihler 26 Nisan 1986’yı gösterdiğinde Ukrayna’nın kuzey bölgesinde gerçekleşen şiddetli patlama nükleer tehlikenin boyutlarını ortaya koymuştu. Hiroşima ve Nagazaki’ye ABD tarafından atılan bombalardan 200 kat daha etkili olduğu anlaşılan patlamanın sonuçları halen görülebiliyor. Çeşitli bölgelerin riskli ilan edilmesi, 30 kilometrelik bir alanın kullanım dışı bırakılması ve 135 bin kişinin tahliye edilmesi. Nükleer süreçlerin gerçekleştiği reaktör binası ise 410 bin metreküp çimento ve 7 bin ton çelikle gömülerek daha fazla yıkıcı olmaması sağlanmıştı.

Akkuyu Nükleer Durmalı

Mersin Nükleer Karşıtı Platform üyelerinden olan Fulya Uğurhan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada nükleer süreçlerinden vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Yenilebilir enerji kaynaklarının çok daha verimli ve sağlıklı olduğunun vurgulandığı açıklamada Akkuyu Nükleer Santrali’nin hukuksuz olduğu görüşü hakim. ÇED raporlarının uygulanmaması ve Rusya ile yapılan ortak görüşmelerin devam etmesi de yıkıcı bir Çernobil ’in Mersin için geçerli olabileceğini gösteriyor.

Sinop’ta Çernobil Yaşanabilir

Sinop Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü olan Zeki Karataş’ta Çernobil felaketi Sinop için ihtimal dahilinde olabileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Sinop İnceburun Yarımadası’nda var olan hali hazırdaki Sinop Nükleer Güç Santrali kurulma çalışmalarının sonlandırılmasını talep ediyor. Yapılan açıklamalarda siyasi iktidarın Japonya etkisinde olarak süreçte ısrar etmesinin yanlışlıklarının altı çiziliyor. Doğa harikası bir yer olduğu herkes tarafından kabul edilen bölgenin ilerleyen yıllarda büyük bir facianın odağında olabileceği de ifade ediliyor. Konunun ise yargıya taşındığını kaydeden platform, santral kurulumunun gerçekleşmemesini istiyor.

 

Trakya Nükleer İstemiyor

Trakya Platformu Kırklareli Yürütme Kurulu Üyeliği görevinde bulunan Göksal Çidem’de bir açıklama yaparak felaket anında olabilecekleri sıraladı. Ukrayna’da gerçekleşen facianın halen etkisini gösterdiği hatırlatıldı. Trakya faciasının olması halinde ise Ege, Marmara ve Balkan Bölgesi için ciddi anlamda yıkımların olabileceğini ihtimali söz konusu.

Adana’nın bilinen ilçelerinden Yumurtalık’ta ise koruma altındaki bir kumsala santral çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Çin merkezli Şangay Elektrik tarafından yapılması planlanan termik santral için başta TEMA olmak üzere çeşitli çevreci örgütler tepkilerine devam ediyor. Çevre koruma kuruluşlarının deyimiyle büyük bir doğa katliamının önüne geçmek mümkün. Hava kalitesinin azalacağı, Adana gibi bir kentte tarımın yok olacağı ve deniz ekosisteminin büyük oranda zarar göreceğine dikkatler çekiliyor.

2 YORUM

  1. Ülkemizin gelişebilmesi için aşırı miktarda enerji gerekiyor sanayileşme ve teknolojinin ilerlemesi enerjinin kullanılması ve araştırma esnasında gerekli olabilecek enerjinin üretilmesi lazım . Örneğin bir barajdan saglanan enerjiyle nükleer enerjiyi kıyasladığımızda 400 kat fazla enerji üretilebilmektedir hem yerel içme sularımızı kontrol altında tutarken tasarruf yaparken nükleer enerjiye alternatif olarak elde tutulabilir. Diğer Avrupa ve gelişmiş teknoloji ve sanayisi iyi diyebileceğimiz tüm ülkeler nükleer enerji kullanıyor. En temiz, en sağlıklı ve büyük miktarda enerji üretilmesi açısından nükleer enerji her zaman vazgeçilmezdir. Sadece baraj ve rüzgar enerjisiyle ileriye gidilemez. Enerji üretimini çeşitlendirmek gereklidir. İlla ki nükleer enerji kullanmak mesele değil enerji kaynağı olarak çeşitli enerji kaynakları tesis etmek lazım. Kömür yataklarından imal edilen kömürlerin enerjisi az olduğu için sadece santrallerde elektrik üretmek için kullanılabilir. Evlerde o kömürlerin kullanımı gerçekleşemez. Ülkemizin ilerlemesi ve gelişmesi için enerji gereklidir. Petrol veya doğalgaz gibi dışa bağımlılığı oluşturan enerjilerden kurtulup kendi ülkemizin bünyesinde bulunan yerli ve milli enerji üretimi desteklenmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here