Ekonomi Nedir? Ekonomi Ders Notu

0

Ekonomi nedir? Ekonomi ders notlarını sizinle paylaşmak istiyorum.

Örümcek Ağı (COBWEB) Kuramı

Gelecek yılın arzı bu yılın fiyatına, bu yılın arzı da geçen yılın fiyatına bağlı kalacaktır. Daha açık bir deyişle bu üretim dönemine ait arz, geçen dönemin fiyatlarının fonksiyonudur.

KING YASASI

17. YY’da Gregory KING, yaptığı gözlemler neticesinde buğday arzında meydana gelen küçük bir azalışın buğday fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını tespit etmiştir. Üretimde oluşan 10-20-30-40-50 oranındaki azalışın fiyatlarda %30-80-160-280-450 oranında artışlara yol açtığını belirlemiştir. KING Yasasına göre; tarımsal ürünlerde arz miktarının düşmesi üreticilerin eline daha çok para geçmesini sağlayacaktır.

MAL VE HİZMET:   İhtiyaçları temin özelliğine sahip her şeye “mal” denir.

Hava, ekmek ayakkabı birer mal iken, berberin saç kesmesi veya doktorun hasta muayene etmesi birer “hizmet”tir.  

TÜKETİM: Mal ve hizmetlerin insan ihtiyaçlarını doğrudan doğruya giderecek şekilde kullanılmasına “tüketim” denir.

ÜRETİM: İnsan ihtiyaçlarını gidermekte kullanılacak mal hizmetlerin yapılması, elde edilmesi meydana getirilmesine, bunların bir yerden başka bir yere taşınmasına ve ileride kullanılmak üzere bozulmadan saklanmasına “üretim” adı verilir.

EKONOMİ BİLİMİNE GÖRE başlıca üretim faktörleri şunlardır: 

Emek (iş gücü-insan gücü), Sermaye, Doğa (tabiat-doğal kaynaklar), Girişimci (müteşebbis), Teknoloji…

İŞLETME BİLİMİNE GÖRE başlıca üretim faktörleri şunlardır:

Emek (iş gücü), Sermaye, Girişimci (müteşebbis), Teknoloji (üretim yöntemi).

Emek: İnsanların veya iş görenlerin bir işte ortaya koydukları bedensel ve düşünsel (zihinsel) Çabalara emek veya işgücü adı verilir.En önemli faktör..

Doğa: Tabiat, toprak veya doğal kaynaklar adı verilen doğa, yeryüzünün altında ve üstünde bulunan tüm kaynakları kapsamaktadır. Örneğin, toprak, su, maden ve mineraller, petrol ve orman önemli sayılabilen doğal üretim faktörlerini oluştururlar.

Ekonomi biliminde sermaye; “doğada serbest biçimde bulunmayan fakat insan tarafından üretilmiş üretim araçları” olarak tanımlanmaktadır.

İşletme biliminde sermaye ise, “işletmenin amacına ve üretim faaliyetlerine uygun olarak toplanmış maddi ve gayri maddi varlıkların tümü” biçiminde tanımlanmaktadır.

          GİRİŞİM (TEŞEBBÜS): Teşebbüs veya girişim sözcüğü genelde işletme kavramı ile aynı anlama gelmektedir.  Örneğin, Sümerbank bir teşebbüs olup, kendisine bağlı iplik, yün, kumaş, basma, bez fabrikaları gibi birçok işletmeye sahiptir.

          girişimci (işadamı) veya işletme yöneticisi…. Böylece GİRİŞİMCİ (MÜTEŞEBBİS); kar sağlamak amacıyla işletmeyi kuran ve genellikle harekete geçiren kişidir. Başkalarının gereksinimini karşılayacak ürün ve hizmetlerin ortaya konulması için üretim faktörlerinin tedarikini ve bu faktörlerin üretim sürecine sokulmasını temin eden kişidir.

          YÖNETİCİ; “(kâr ve) riski başkalarına ait olmak üzere, ürün veya hizmet üretimi için üretim faktörlerini bir araya getirip birleştiren ve işletmeyi çalıştırma sorumluluğu olan kişidir”.

          Buradan anlaşılacağı gibi yöneticiyi girişimciden ayırt eden nitelik, yöneticinin işletme kârına ortak olmaması ve muhtemel zararlara katlanmamasıdır.

          Yönetici, işletmenin işlevlerini yürütmekle işletme sahibine karşı sorumludur. Yöneticiler işletmenin amaçlarını saptarlar, daha sonra işletmeyi amaca doğru yöneltirler. Amaca kolay, en iyi gidilecek yolları bulur, kararları verir, üretim faktörlerinin tedarikini ve düzenlenmesini yaparlar. İşletme faaliyetlerinin en etkin biçimde örgütlenmesini sağlar, insan öğesini örgütler, nezaret eder, işlerini çalışanlara benimsetirler.

          Teknoloji: Ekonomistler teknolojiyi, “yeni bir malı üretme, bilinen malları geliştirme yöntemi” veya “mal, ve hizmetleri üretmek için uygulanan her türlü yöntemler'” biçiminde tanımlamaktadırlar.

          İşletmecilere göre teknoloji; işletmenin sadece üretim işlevinde uygulanan bir yöntem veya kısaca üretim yöntemi değil, işletmenin tüm işlevlerinde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik, “tüm yöntemler” bütünüdür.

         ETKİNLİK: Amaca Ulaşma…

          VERİMLİLİK=PRODÜKTİVİTE: Elde edilen fiziksel gelirin kullanılan fiziksel gidere oranıdır.

          Çıktı/Girdi = Üretim Sonucu/ Üretim Öğeleri  > 1

          İşgücü Verimliliği =Toplam Üretim/ Toplam İşgücü Girdisi

          *Sermaye Verimliliği =Toplam Üretim/ Toplam Sermaye Girdisi

          Makine Verimliliği = Toplam Üretim/Toplam Makine Girdisi

          Herhangi Bir Üretim Girdisinin Verimliliği = Toplam Üretim/Söz Konusu Üretim Girdisi

          RANTABİLİTE: Kazançlılık ya da karlılık.. Belirli bir sermaye ile ne kadar çok kazanç elde edilirse rantabilite o kadar yüksek olur.

          Kazanç/Kazancı sağlamak için kullanılan sermaye..

          EKONOMİKLİK: “Prodüktivite”nin parasal ifadesidir.

          Üretimden elde edilen gelir/üretimin maliyeti.. Diğer bir anlatımla;

          Ekonomiklik= 1+Kar/Giderler

                               E=1 işletme başa baştır.

                               E>1 ise işletme kazançlıdır.

                               E< 1 ise işletme zararlıdır.

Serbest mallar, doğada her istendiğinde bulunabilen ve çaba sarf etmeden elde edilebilen mallardır. . Pınar kenarındayken, su da serbest maldır.

Ekonomik mal, elde edebilmek İçin mutlaka belli bedel ödenmesi gereken maldır. Ekmek, benzin, şeker gibi…

          Ekonomik mallan, tüketici ve üretici malları olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Tüketici malları tüketicinin ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan mallardır. Bu açıdan bakıldığında bu mallara nihai mal adı da verilir. Yediğimiz yiyecek, giydiğimiz elbise bunlara örnektir.

          Üretici malları ise diğer üretici malları ya da tüketici mallan üretiminde kullanılan mallardır. Bir makine, makinenin çalışmasını sağlayan yakıt, onu kullanan işçinin hizmeti, makinenin durduğu bina. birer üretici malı konumundadırlar

TÜKETİM

          Bir maldan satın alınmak istenen miktar;

        Malın fiyatına

        İkame mallarının fiyatına

        Tüketicinin gelir seviyesine

        Tüketicilerin zevk ve tercihlerine…. Bağlıdır.

          TALEP ESNEKLİĞİ OLMAYAN MALLAR: Ekmek, tuz, enerji vb…

          İkame malları: birbirinin yerine geçebilen mallar… (et-balık, margarin-tereyağı,

          Tamamlayıcı mallar: biri olmadan diğeri kendinden beklenen verimi sağlayamayan mallar… (radyo-pil, benzin araba vs…)

A malı oto lastiği ve tamamlayıcısı da benzin ise benzin fiyatlarında meydana gelecek bir düşüş otomobil sahiplerini daha fazla kilometre yapmaya teşvik edecek ve oto lastiğine olan talep bu sebeple artacaktır. Benzin yükselirse bu durum tam tersi şekilde gerçekleşecektir. Buna ÇAPRAZ ESNEKLİK denir

Azalan Marjinal Fayda: Tüketilen malın her ilave biriminden elde edilen faydanın giderek tükenmesidir.

Marjinal fayda; bir malın son birimini tüketmenin toplam faydaya eklediği miktardır.”

          “Toplam fayda; belirli bir zaman içinde tüketilen belirli bir malın bütün birimlerinden elde edilen toplam tatmindir.”

          Genel kural olarak belirli bir süre içinde belirli bir malın tüketilen miktarı arttıkça toplam faydanın da artacağını en başta düşünebiliriz.

          Marjinal fayda teorisi geliştiren Alfred Marshall, faydanın ölçülmesinde kullanılan “UTİL” adında hayali bir birim ortaya atmıştır. Buna göre bir kişi bir kadeh kola içtiğinde 30 util, ayran içtiğinde 20 util tatmin sağlıyorsa, farklı tatmin düzeyleri arasında bir karşılaştırma yapmak ve genel tatmin düzeyine ilişkin bir ölçü elde etmek mümkün olacaktır.

Ürün Fiyatı= Üretim Maliyeti + KÂR (FORDİZM)

          Fordizm için önemli olan; “Her Arz, Kendi Talebini Yaratır” ve “Ne ve Ne Miktarda Üretilirse Üretilsin Mutlaka Satılır” sloganları doğrultusunda üretim miktarını mümkün olduğunca artırmaktır.

KAR= Ürün Fiyatı-Ürün Maliyeti (Yalın ya da Esnek Üretim)

          Firmalar, ürün/üretim maliyetlerini ne kadar düşürürlerse kârları o kadar artacaktır.

          LIFO: (Üretim ya da satış sürecine) Son Giren İlk Çıkar.

          FIFO: (Üretim ya da satış sürecine) İlk Giren Son Çıkar.

          FEFO: (Üretim ya da satış sürecinde) Son Kullanma Tarihi İlk Biten, İlk Çıkar.

İstihdam: Bir ulusal ekonomide mal ve hizmet üretiminde görev almak üzere çalıştırılmaya hazır işgücüne İSTİHDAM denir. (1)

Bir toplumda fertlerin gelir temini amacıyla arzulu olarak çalıştırılmaları haline “istihdam” denilmektedir. (2)

İşgücü Devri (turnover): Bir işletmede çalışanların işten ayrılma ve onların yenine yeni eleman alınma oranı gösteren kavramdır.

Asgari Ücret: Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak minimum ücrettir. Dolayısıyla asgari ücret sadece bir üretim faktörü ve çalışmanın karşılığı değil insanın yaşaması ve varlığını sürdürmesi için gerekli gelir kaynağıdır. Sosyal niteliktedir. Herhangi bir verim düzeyine dayandırılmaz.

Asgari ücret işverenlerin daha düşük ücret ödemesini yasaklayan, yasaklarca zorunlu niteliğe sahip bir baraj ücretidir.

 Asgari ücret işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden karşılamaya yetecek ücrettir. (Asgari ücret yönetmeliği M.1.)

İşsizlik: Çalışma çağında ve iradesinde olmasına ve iş aramasına karşın iş bulamayan kişiye işsiz denir. Kişi çalışma çağında olmasına karşın çalışma iradesi göstermiyorsa işsiz sayılmaz.

İşsizlik düzeyi; kısa ve uzun dönemdeki ekonomik tablonun gidişatını gösteren, ekonomik krizlerin oluşmasını tetikleyen, milli gelir üzerinde de belirleyici olan durumun kuvvetli bir ifadesidir.

İŞSİZLİK ÇEŞİTLERİ

          İradi İşsizlik: Cari (piyasadaki) ücret düzeyinde ve mevcut çalışma koşullarında çalışmak istemeyenlerin meydana getirdiği işsizliktir. Bir kimse bir haftalık çalışmayla daha uzun süre geçinebiliyorsa kalan günleri boş geçirecektir. Ayrıca ailede birden çok ferdin çalışması geçinmeye yettiğinden kimi fertler çalışmamayı yeğleyecektir.

          Gayri İradi İşsizlik: Mevcut çalışma koşularında iş bulunmaması durumudur. Keynes’e göre gayri iradi işsizlik talep yetersizliğinden ileri gelir

          Friksiyonel (Arızi) İşsizlik:Bu tür işsizlik daha iyi çalışma imkanları ve daha yüksek ücret elde etmek amacıyla işçilerin yer ve meslek değiştirmelerinden doğabilir.Emek arz ve talebi arasındaki kısa süreli dengesizlikler, emek sahipleri ile müteşebbislerin emek piyasası hakkındaki bilgisizlikleri, işgücünün mobilite noksanlığı friksiyonel(arizi) işsizliğin temel nedenleri arasındadırlar.

          Konjonktürel İşsizlik:Ekonomide refah ve buhran dönemleri birbirini izler.İşte bu dalgalanmalara konjonktür hareketleri denir.Alçak konjonktür(depresyon) dönemlerinde iş gücü tam istihdam edilemez ve işsizlik ortaya çıkar.

          Mevsimlik İşsizlik:Turizm, tarım, inşaat gibi mevsime bağlı işlerde görülen dönemlik işsizliktir.

          Yapısal İşsizlik:Strüktürel işsizlik de denir. Bir ülkenin ekonomik yapısında ve toplam talebin bünyesinde meydana gelen değişmelerden kaynaklanır.Gözde iş kollarında istihdam artarken önemini yitiren alanlarda bu tür işsizlik görülür.

          Teknolojik İşsizlik:Üretimde emeğin yerine makine ikame edilmesiyle ortaya çıkan işsizliktir.

          Gizli İşsizlik:Herhangi bir üretim dalında gereğinden fazla kişinin çalışması yani bir kısım çalışanın üretime katkıda bulunmaması halinde ortaya çıkar.

MİLLİ GELİR-GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA/YURTİÇİ HASILA

GSMH (Gayri Safi Millî Hasıla) (MİLLİ GELİR), bir ülke vatandaşlarının veri bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır.

MİLLİ HASILA-YURTİÇİ HASILA FARKI:

gayri safi millî hasıla (GSMH), bir ülkenin yurt dışında çalışan vatandaşlarının ülkeye gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’ya eklenip, ülkede çalışan yabancıların kendi ülkelerine gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’dan düşülmesi ile elde edilen değerdir.

        Gayri Safi Milli Hasıla: Bir yıl içerisinde bir ülkede ve aynı zamanda ülke vatandaşlarının yurtdışında faaliyet gösteren kuruluşlarda çalışarak ürettiği malların ve verdiği hizmetlerin o ülkenin para birimine göre değerlenip toplanmasına verilen addır. Başka bir deyişle, bir ülke adına, bir yılda üretilen katma değerdir.

        Gayri Safi Yurtiçi Hasıla: Bir yıl süresince sadece ülke sınırları içerisinde üretilen ve sunulan mal ve hizmetlerin o ülkenin para birimine göre değerlenmesi ile oluşan rakamdır. Bu açıdan, GSMH hesabından ayrılan noktası; yurtdışında elde edilen gelirlerdir

Ülkelerin Kişi Başına Düşen Milli Gelirleri

          Türkiye’nin Milli Geliri:

          Kayıt Dışı Ekonomi: Maliye Bakanlığı’na göre, Türkiye’de ekonominin yüzde 28’i kayıt dışında bulunuyor. 8 yıllık dönemde kayıt dışılık sadece Katma Değer Vergisi’nde 104 milyar liralık ekonomik kayba neden oldu.

          EMİSYON HACMİ: Piyasadaki kağıt para miktarını gösteren emisyon hacmi, dün (05.06.2013 Çarşamba), önceki güne göre 263 milyon 147 bin lira artarak 63 milyar 996 milyon 149 bin liraya yükseldi.

          Araştırma, Türk halkının toplam harcamalarının yüzde 43’ünü kredi kartı ile yaptığını gösteriyor.

MAYIS AYI ENFLASYON ORANLARI AÇIKLANDI

          TÜİK’in 2013 baz yıllı verilerine göre, mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon ise TÜFE’de yüzde 6,51, ÜFE’de yüzde 2,17 oldu.

          TÜFE: TÜKETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ

          ÜFE: ÜRETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ

İHRACAT-İTHALAT

          Dış ticaret açığı 2012’de 83.9 milyar dolar oldu

          TÜİK verilerine göre, 2012 yılında dış ticaret açığı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 azalarak 83 milyar 976 milyon dolara geriledi.

          Türkiye’nin 2012 yılı ihracatı, önceki yıla göre yüzde 13,1 artışla 152 milyar 561 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

İthalat yüzde 1,8 azalma ile 236 milyar 537 milyon dolara geriledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here