TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından inşaat mühendisleri hakkında açılan tazminat davalarında yaşanan teknik belirsizliklerin giderilmesi için harekete geçti. İMO, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına başvurarak bilirkişi heyetleri ve yargı mercilerine yol gösterecek kapsamlı bir “Teknik Genelge” hazırlanmasını talep etti.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hasar gören veya yıkılan yapılarla ilgili yürütülen hukuki süreçler devam ediyor. Bu süreçte inşaat mühendislerinin teknik sorumluluklarının nasıl belirleneceği, bilirkişi incelemelerinde hangi kriterlerin esas alınacağı ve yapıların inşa edildiği dönemde geçerli olan mevzuatın nasıl değerlendirileceği önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, bu konularda yaşanan farklı uygulamaların giderilmesi amacıyla 7 Ağustos 2026 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına başvurdu.
İçindekiler
İMO Bilirkişi İncelemelerinde Uygulama Birliği İstiyor
İMO tarafından Bakanlığa gönderilen yazıda, devam eden tazminat davalarında mahkemeler ve bilirkişi heyetlerinin, teknik mevzuatın düzenleyicisi ve uygulayıcısı olan Bakanlığın normlarını esas almak durumunda olduğu belirtildi.
Ancak teknik mevzuatın yorumlanmasında ortaya çıkan farklılıkların ve yapı davalarında görev alan bilirkişilere yönelik ortak usul ve esasları belirleyen bir genelgenin bulunmamasının, uygulama birliğinin sağlanamamasına ve hatalı teknik değerlendirmelerin ortaya çıkmasına neden olabildiği ifade edildi.
İMO, bu nedenle mevzuatın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları açıklayan, bilirkişi heyetleri ile yargı mercilerine yol gösterecek kapsamlı bir Teknik Genelge hazırlanmasını talep ediyor.
Odaya göre böyle bir düzenleme; idari ve teknik tereddütlerin giderilmesi, bilirkişi incelemelerinde uygulama birliğinin sağlanması, hatalı değerlendirmelerin önüne geçilmesi ve adaletin tesis edilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Hasar Tespiti ile Yönetmeliğe Uygunluk Birbirinden Ayrılmalı
İMO’nun Bakanlığa ilettiği talepler arasında dikkat çeken başlıklardan biri, deprem sonrası hasar tespiti ile bir yapının inşa edildiği tarihte yürürlükte bulunan deprem yönetmeliğine uygunluğunun farklı teknik süreçler olduğunun açıkça ortaya konulması oldu.
Hazırlanması talep edilen genelgede bu iki değerlendirmenin birbirinden ayrılması ve bilirkişi incelemelerinde hangi teknik esasların dikkate alınacağının açıklığa kavuşturulması isteniyor.
Yapıya Sonradan Yapılan Müdahaleler Nasıl Değerlendirilecek?
İMO’nun dikkat çektiği bir diğer konu ise yapıların kullanım süresi boyunca geçirdiği değişiklikler.
Oda, yapılara sonradan gerçekleştirilen müdahalelerin yanı sıra bakım ve denetim eksikliklerinin de sorumluluk değerlendirmesine etkisinin ortaya konulmasını talep ediyor.
Aynı şekilde, ruhsata aykırı hale getirilen veya uzun yıllar boyunca denetlenmeyen yapılarda mühendislerin sorumluluk sınırlarının hangi kriterlere göre belirleneceğinin de açıklığa kavuşturulması isteniyor.
Tasarım Depremini Aşan Depremlerde Mühendisin Sorumluluğu Nasıl Belirlenecek?
Başvurunun önemli teknik başlıklarından biri de Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin tasarım esasları ile gerçekleşen depremlerin özellikleri arasındaki ilişkinin mühendislik sorumluluğu açısından değerlendirilmesi oldu.
İMO, özellikle tasarım deprem düzeylerinin üzerinde gerçekleşen depremlerde yapı performansının ve mühendislik sorumluluğunun hangi teknik esaslar çerçevesinde ele alınacağının netleştirilmesini istiyor.
Bunun yanında ardışık depremler ve güçlü artçı sarsıntıların yapılarda meydana getirdiği hasarın mühendislik sorumluluğuna etkisinin de dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Ana Şok ve Artçı Depremlerin Oluşturduğu Hasar Ayrı Değerlendirilsin
6 Şubat depremleri açısından öne çıkan bir başka konu, birbirini takip eden büyük depremler ve artçı sarsıntıların yapılarda meydana getirdiği hasarların ayrıştırılması.
İMO, hazırlanacak Teknik Genelgede ana şoklar ile artçı depremlerden kaynaklanan hasarların ayrı ayrı değerlendirilmesine ilişkin teknik esasların belirlenmesini talep ediyor.
Böylece bir yapıda meydana gelen hasarın hangi deprem veya sarsıntı sonrasında oluştuğuna ilişkin değerlendirmelerin daha sağlıklı yapılması hedefleniyor.
İlk Hasar Tespitleri ile Riskli Yapı Değerlendirmeleri de Gündemde
İMO’nun açıklığa kavuşturulmasını istediği bir diğer başlık ise deprem sonrasında gerçekleştirilen farklı teknik incelemeler.
Oda, ilk hasar tespitleri ile daha sonra gerçekleştirilen riskli yapı değerlendirmelerinin hukuki ve teknik dayanaklarının ortaya konulmasını ve bu değerlendirmelerin yargı süreçlerinde nasıl ele alınacağının belirlenmesini talep ediyor.
Teknik Genelgenin Adalet Bakanlığına da Gönderilmesi Talep Edildi
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, hazırlanmasını istediği Teknik Genelgenin yalnızca yapı denetimi ve mühendislik uygulamaları açısından değil, devam eden hukuki süreçler açısından da önemli olduğunu belirtiyor.
İMO; üyeleri hakkında yürütülen tazminat davalarında teknik sorumluluk sınırlarının bilimsel esaslara göre belirlenmesi, adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması amacıyla hazırlanacak genelgenin Adalet Bakanlığına da iletilmesini ve yargı mercileriyle paylaşılmasını talep etti.
İMO’nun Teknik Genelge İçin Öne Çıkardığı Başlıklar
İMO’nun başvurusunda öne çıkan talepler özetle şöyle:
- Deprem sonrası hasar tespiti ile yapının inşa edildiği dönemin deprem yönetmeliğine uygunluğunun birbirinden ayrılması,
- Yapıya sonradan yapılan müdahalelerin sorumluluğa etkisinin belirlenmesi,
- Bakım ve denetim eksikliklerinin değerlendirmelerde dikkate alınması,
- Ruhsata aykırı veya uzun yıllar denetlenmeyen yapılarda sorumluluk sınırlarının açıklığa kavuşturulması,
- Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin tasarım esaslarının sorumluluk değerlendirmelerinde nasıl uygulanacağının belirlenmesi,
- Tasarım deprem düzeyinin üzerinde gerçekleşen depremlerde yapı performansı ve mühendislik sorumluluğunun nasıl değerlendirileceğinin açıklanması,
- Ardışık depremler ve güçlü artçı sarsıntıların etkilerinin dikkate alınması,
- İlk hasar tespitleri ile sonraki riskli yapı değerlendirmelerinin teknik ve hukuki dayanaklarının açıklanması,
- Ana şok ve artçı depremlerden kaynaklanan hasarların ayrı ayrı değerlendirilmesine ilişkin esasların oluşturulması.
Deprem Davalarında Teknik Sorumluluk Tartışması
6 Şubat depremlerinin ardından açılan davalar, yapıların proje, yapım, denetim ve kullanım süreçlerindeki sorumlulukların nasıl ayrıştırılacağı konusunu yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline getirdi.
İMO’nun talep ettiği Teknik Genelgenin hazırlanması halinde, özellikle deprem davalarında bilirkişi incelemeleri, mühendislerin teknik sorumluluğu, hasar tespiti ve yapı performansının değerlendirilmesi konularında ortak teknik kriterlerin oluşturulması amaçlanıyor.
Oda, bu düzenlemenin bilirkişi heyetleri ve yargı mercileri açısından yol gösterici olacağını, farklı teknik yorumlardan kaynaklanan sorunların azaltılmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyor.
İMO’nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderdiği yazıyı buradan inceleyebilirsiniz.
Sanal Şantiye sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.






