Dünya’nın Yedi Harikası

0

Dünya’nın Yedi Harikası

İnsanlar yüzyıllar boyu, uzun zaman adından söz ettirebilecek, gelecek nesillerin hayran olacağı ve dahası tarih kitaplarında da adından bahsettirecek mimari yapılar vermek için çabalamışlardır. Bundan dolayı da en iyisini, en güzelini yapabilmek isteği insanların her dönemde içinde taşımış olduğu duygudur. Gelin hep birlikte Dünya’nın yedi harikasına ve özelliklerine kısaca bakalım.

  1. Keops Piramidi
  2. Babil’in Asma Bahçeleri
  3. Artemis Tapınağı
  4. Zeus Heykeli
  5. Rodos Heykeli
  6. İskenderiye Feneri
  7. Bodrum (Halikarnas) Mozolesi

1) Keops Piramidi:

Bazı kitaplarda mısır piramitlerinin hepsi yedi harikanın içinde olarak gösterilir fakat bir tek Keops piramidi bu listenin içine girer. Dönemimize kadar gelebilen tek eser keops piramididir. Mısır’ın başkenti olan Kahire’nin Giza yaylasında yer alır.

Keops piramidi bahsettiğimiz 7 harikanın içindeki en eski yapıttır. Keops piramidi milattan önce 2560 senesinde mısır firavunu Khufu diğer ismi ile Keops tarafından yapılmıştır ve inşası ortalama 22 sene devam etmiştir. Keops piramidi de aynı diğer piramitlerde olduğu gibi firavunların mezarı olarak kullanılması için yapılmıştır. Bu piramit 145,75 m yüksekliğinde, 229 m genişliğinde, eğim olarak 51 derece ve geometrik hata yüzdesi ise %0,1 den az olacak şekilde yapılmıştır.

Bilim adamlarının araştırmalarına göre piramidin temelinin kazılması için 100.000 işçi çalışmıştır, bundan başka yine 100.000 işçi de piramidin inşası sırasında kullanılmakta olan her bir tanesi ortalama 2 ton olan, 2 milyon 300 bin taşın üst üste dizilmesi için çalışmışlara katılmıştır. Bu derecede ağır olan taşlar nasıl üst üste dizildiği günümüzde beli hala sırdır. Fakat çamurdan yapılan bir rampanın kullanılmış olduğu tahminler arasındadır.

2) Babil’in Asma Bahçeleri:

Milattan önce 605 yılında Babil imparatoru Nebukadnezar tarafından yaptırılmış olduğu söylentiler arasındadır. Çorak olan Mezopotamya çölünün orta kısmında suni dağlar, çeşit çeşit ağaçlar, bitkiler ile akan suların yer aldığı tahmin edilmekte olan çok katlı bir bahçe özelliğindedir.

Uzunluk olarak 80 km, genişlik olarak 25 m ve yükseklik olarak 97 m olduğu ifade edilir. İnşa sebebi olarak çeşitli rivayetler yer alsa da en güçlü olanı Kralın, Mezopotamya’nın çölünün sıkıcı sıcaklarından bunalmakta olan eşi Semiramis’e hediye etmek için yapılmış olduğu söylentisidir. Çağın yunanlı coğrafyacı Strabo asma bahçeleri şu şekilde tanımlar: “Bahçeler birbirinin üstünde yükselmiş olan kübik direklerden meydana gelmekteydi.

Direklerin iç kısımları çukur şeklindeydi ve büyük bitkiler ile ağaçların yetişmesi adına toprak ile doldurulmaktaydı. Kubbe, sütun ile taraçalar pişmiş tuğla ile asfalttan meydana getirilmişti. Yüksekte bulunan bahçelerin sulanması için Fırat nehrinden zincir pompaların yardımı ile su yukarı taraflara çıkarılmaktaydı. Bu sayede üst noktalara taşınmış olan sular, bahçeleri sulayıp yeniden terastan aşağı tarafa akardı”.

Asma bahçelerin çağımızda net olarak izine denk gelinmemiştir fakat o noktada araştırmalar yapmakta olan arkeolog bilim adamları Babil sarayının kuzeydoğu bölgesinde görüntüsü acayip olan temeller tonozları açığa çıkarmışlardır. Bunların bu bahçelere ait olduğunu düşünmektedirler.

3) Artemis Tapınağı: 

Lidya imparatoru olan Croseus tarafından Milattan önce 550 senesinde tanrıça Artemis’e, Yunanistanlı mimar Chersiphron tarafından planı hazırlanmıştır ve çağın en önemli heykel tıraşlarına yaptırmıştır. Komple mermerden yapılan Artemis tapınağını bronz heykeller ile süslemişlerdir.

Artemis Tapınağı dini bir ibadethane şeklinde kullanılmakta olduğu gibi ticaret alanı şeklinde de kullanmışlardır. 90 m yüksekliğinde olan ve 45 m genişliğinde olan Artemis tapınağı, inşasından 200 sene sonra ismini ölümsüzler içine koymak amacında olan Herosteamus isimli bir şahıs tarafından ateşe verilmiştir.

Artemis tapınağının yakılmış olduğu gece Büyük İskender dünyaya gelmiş ve bu tapınağın onun doğmuş olduğu gece yakılmış olduğunu öğrendiği zaman Artemis tapınağını onarmak için yardımda bulunmak istemiştir, fakat reddedilmiştir, ama yinede vefat edene kadar Artemis tapınağını onarmaya devam etmiştir. Fakat Milattan sonra 262 yılında meydana gelen yangından sonra Artemis tapınağı, sütunlar hariç komple kül olmuştur.

4) Zeus Heykeli: 

Milattan önce 456 senesinde inşası bitirilmiş olan bu heykeli, kendisine olimpiyat oyunları yapılan “Tanrıların Kralı Zeus” için yaptırılmıştır. O zamanlarda yunan halkının en önemli zevki olan bu olimpiyatlar ismini yer aldığı Olimpos ya da Olympia ilinden alır.

Yunan halkının olimpiyat ismini vermiş oldukları bu oyunların öneminin artmasıyla ve yayılması ile Tanrıların tanrısı olan Zeus’un ismine yaraşır bir tapınak inşa etmek istemiştirler. İlk başta Elis’li Lisbon tapınağı yapmıştır bundan başka zaman sonra da tapınağın batı tarafına Phidias zeus heykelini yapmıştır. 7 m genişliğinde ve 12 m yüksekliğinde olan zeus heykeli özenli bir şekilde hazırlanan tahtına oturmuş vaziyette inşası yapılmıştır.

Zeus heykelinin sağ elinde zafer tanrıçası olan Nike, sol elinde ise üstünde kartal bulunan bir asayı tutmaktadır. Tahtın üstüne, yunanlıların tanrıları ile sfenks türü mistik hayvanların oyma figürlerini işlemişlerdir. Zeus heykelinin derisi fildişindendir, sakalları ve saçı ile elbise ise altından yapılmış olduğu söylenir.

Heykel, İ.S. 255 senesinde Roma kralı I. Theodosius’un olimpiyatlara son vermesi ile yunanlılar tarafından İstanbul’a taşınmıştır, Fakat İ.S.462 yılında meydana gelen bir yangından dolayı tamamen yok oldu.

5) Rodos Heykeli:

Milattan önce 282 senesinde Rodoslular yani diğer isimleri ile dorlar tarafından, güneş tanrısı olan Helios için yapıldı. 32 m yüksekliğindedir ve elinde bir meşale bulunduran bu heykelin inşası tamı tamına 12 sene devam etmiştir. Devasa büyüklüğe sahip olan bu heykel, bir parmağının bile iki insanın boyutunda olmuş olduğu ifade edilir.

Dorlar, Makedonyalı Kral Demetrios’la yapmış oldukları muharebeyi kazandıkları için zafer anıt için bu heykelin yapılmasına başlamışlar ve Rodos heykelinin onları korumuş olduğuna inanırlardı. Bundan dolayı her sene denize dört atlı bir araba atmaktaydılar ve onlara göre güneş tanrısı olan Helios’un bu araba ile dünyayı dolaşıp insanları gözetlemekteymiş.

Helos için yapımından başka da, Rodoslular adına birlik ve beraberliğin ifadesi olan Rodos heykeli Dünyanın Yedi Harikası içinde bulunmayı başarmış. Sadece 56 sene sağlam kalmış olan bu devasa büyülüğündeki Rodos heykeli, bir depremden dolayı diz tarafından kırılmıştır ve bundan dolayı yıkılmaya neden olmuştur.

Efsaneye göre 900 sene harabe şeklinde olan Rodos heykelinin parçaları, 654 senesinde Arap’ların Rodos’un işgalinden sonra Suriye vatandaşı olan bir yahudiye para karşılığında satılmıştır ve develerin yardımı ile Suriye’ye götürülmüştür.

6) İskenderiye Feneri: 

Kaptanların güvenliklerini sağlaması ve yönlendirmesi adına, Milattan önce 290 senelerinde Büyük İskender’in yaptırdığı fenere denir. 166 m yükseklikte olan fener, Mısır’ın İskenderiye şehri kıyısında bulunan Faros yani Pharos adasına beyaz mermerlerden inşa ettirilmiştir ve günümüze kadar da yapılmış olan en büyük fener olma özelliğindedir.

Yunanistanlı ticaret adamı Sostratus tarafından finansı sağlanmış olan bu İskenderiye fenerinin en önemli özelliği ise gündüz bile gün ışığını denize yansıtmasıdır. Geceleri cilalı bronz aynaların ön tarafında yakılmakta olan ateş yansımasından 50 km öteden de görülebilir.

Uzun dönem ayakta kalan İskenderiye fenerinin orta bölümü 10. Yy.da deprem ve doğal şartlardan ötürü çökmüştür, 15. Yy. da ise komple yıkıldı.

7) Bodrum (Halikarnas) Mozolesi: 

Milattan önce 350 senesinde Kral Mausollos adına karısı ile kız kardeşi tarafından Pythea isimli bir mimara yaptırılmış olan mezara denir.

Bodrum o dönemki ismiyle Halicarnassus taraflarında yapıldı. 45 m yüksekliğinde, 30 m genişliğinde ve 25 m uzunluğunda olan bu mezarın en yukarısında zaferi simgelemekte olan dört atlı bir savaş arabası ile arabanın üstünde ise Kral Mausollos ile eşinin heykelleri bulunmaktaydı.

Bu mozole 16. Asıra kadar korunabilmiştir fakat haçlı seferleri esnasında St. John şövalyeleri günümüzde de hala yer alan bodrum kalesini inşa adına bu mezarı yıkıp hemen hemen bütün taşları bodrum kalesinin yapımı için kullanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here