İnsanlık Tarihinin En Büyük İnşaat Projesi Hayata Geçirilecek!

0
Görsel: Webtekno

Bilindiği üzere dünya nüfusunun önemli bir kısmı deniz veya okyanus kıyılarında yaşıyor. Nüfusun büyük bir bölümünün sahillerde yaşaması nedeniyle deniz sularının yükselmesi, hatta Antarktika’daki erimenin artması gibi faktörler insanlık büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Bilim insanları, tarihin en büyük mühendislik projesine kaynaklık edecek dev araştırmayı tamamladılar. Peki bu dev inşaat ne? Cevabı yazımızda.

Artık deniz ve okyanus sularının neden yükseldiği sorusuna mantıklı bir cevabımız var. Artan sıcaklıklar, yıllar geçtikçe etkisi hissedilmeye başlayan küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkisiyle buzullar eriyerek suya dönüşüyor. Bu konuda en dikkat çeken nokta; sadece Antartika buzullarındaki katı halde bulunan su miktarının, tüm denizlerdeki sulardan daha fazla olmasıdır. Şu an olan şeyler ileride olacak şeylerin küçik bir provası diyebiliriz. Katı haldeki su eridiği için pek çok şehir sular altında kalacak!

Öyle hemen aklınıza dev dalgalar ve tsunami gelmesin. Miami ve Venedik gibi şehirler, hatta okyanus seviyesinin altında bulunan Hollanda gibi ülkeler, zamanı geldiğinde birer deniz olacaklar. Bir kötü haber daha: Antarktika’daki buzullar parçalanarak eriyorlar, onlar parçalandıkça erimeleri de kolaylaşıyor. Bu durum karşısında şehirler boşaltılsa bile dünya, milyarlarca doları sular altında bırakacak. Yani kurtulmak için insan neslinin devamı, eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik krizin yaşanmadan ortadan kaldırılması gibi bahaneler var.

Görsel: Webtekno
Dünya nüfusunun önemli bir kısmı sahil kesimlerinde yaşıyor. Deniz sularının yükselişte olması, hatta Antarktika’daki erimenin artışa geçmesi, insanlık için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, tarihin en büyük mühendislik projesine kaynaklık edecek dev araştırmayı tamamladılar. Peki yükselen sulardan nasıl kurtulacağız?

 

İnsanlık tarihinin en büyük mühendislik projesi bu sebeplerle hayata geçirilmek zorunda. Peki o proje tam olarak nedir?

Buzulların erimesiyle deniz ve okyanusların taşması sebebiyle şehirlerin yıkılmasını önlemek ya da yavaşlatmak adına, Avrupa’daki Jeolojik Bilimler Sendikası bir araştırma yayınladı. Kulağa biraz saçma gelebilir, ancak projenin dayandırıldığı fikir tam olarak şöyle:

Buzul tabakalarının altına devasa duvarlar inşa etmek.

Açıkcası insanoğlu kendi eliyle oluşturduğu felaketi kısa yoldan çözme yoluna kaçıyor. Fosil yakıt kullanımını azaltıp, ormanları tahrip etmeyip, plastik atıklardan kurtularak biyolojik dengeyi korumak yerine duvar inşa etmek… Fikrin bilimsel bir temele dayandırılması ise ayrıca ilgi çekici.

Görsel: Webtekno

Araştırmanın yazarlarından John Moore, “Jeomühendislik yapmak, çoğu zaman düşünülemez denen şeyleri düşünmek demektir” diyor. Antarktika’nın her an yıkılıp deniz sularıyla birleşecek olan Thwaites Buzulu isimli bir bölgesi var. Bilim insanları, bu buzul tabakasının altına örülecek destek duvarlarının, çökmeyi engelleyeceği görüşündeler.

Thwaites Buzulu son yıllarda tahmin edilenden çok daha hızlı erime kaydediyor. Denizlerin yüzlerce metre yükselmesi binlerce yıl sürecek olsa da insanlığın vakit kazanmaya, kazandığı vakitte daha kapsamlı projeler yapmaya ihtiyacı var. Eğer kısa vadede kıyı şehirleri kurtarılamaz yani milyarlarca dolar kaybedilirse, projeyi gerçekleştirmek için yeterli zaman da kalmayacak.

 

Kaynak: Webtekno

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here