Çatılar, Asmolen Döşemeler ve Yangın Yönetmeliği

0

Tuğla ve Kiremit Sanayicileri Derneği (TUKDER), sektörü temsil etmek ve ortak çıkarlarını ülkemiz faydasına gerçekleştirmek amacı ile 1997 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Son yıllarda, üniversiteler ve meslek odalarında yaptığı bilgilendirme çalışmalarına hız veren TUKDER, duvar ve çatı ustalarına yönelik kurslar açmış, bu eğitimlere katılanlara Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı sertifikalar vermiştir. Ayrıca “Duvarcı ve Çatı Uygulayıcısı Ulusal Meslek Standardı” hazırlık çalışmalarında da etkin bir rol üstlenmiştir.

cati1Yapı güvenliğinin sağlanması mevzuat, uygulama ve denetimin bir arada, doğru bir şekilde yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir. TUKDER, mevzuatların hazırlık aşamalarında yer aldığı gibi bu mevzuatların etkin bir şekilde uygulanmasının da takipçisi olmuştur. Son yıllarda Avrupa Birliği uyum süreci içerisinde Ülkemizde mevzuat yönünden önemli kanunlar ve yönetmelikler yayımlanmıştır. Bu kanun ve yönetmelikler, yapıların fen ve sanat kurallarına göre her açıdan daha güvenli bir şekilde inşa edilmelerini amaçlamaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Bayındırlık ve İskân Bakanlığı) tarafından 19.12.2007 tarihinde çıkarılan ve 09.09.2009 tarihinde revize edilerek son halini alan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”te öngörülebilir felaketlerden biri olan ve ülkemizde sıkça yaşanılan yangın felaketlerinin engellenmesinde tartışılmaz önemli bir adımdır. Yönetmeliğin doğru uygulanmasında da denetim ayağı ciddi rol oynamaktadır.

YÖNETMELİĞİN “ÇATILAR” BAŞLIĞI ALTINDA: MADDE 28

Çatıların inşasında göz önünde bulundurulması gereken a) bendinden f) bendine kadar ihtimaller,

Çatı Kaplamalarının BROOF sınıfı malzemelerden, çatı kaplamaları altında yer alan yüzeyin veya yalıtımın en az zor alevlenici malzemelerden olması gerekir. Ancak çatı kaplaması olarak yanmaz malzemelerin kullanılması durumunda üzerine çatı kaplaması uygulanan yüzeyin en az normal alevlenen malzemelerden olmasına izin verilir.

Yüksek binalarda ve bitişik nizam yapılarda;

a) Çatıların oturdukları döşemelerin yatay yangın kesici niteliğinde,

b) Çatı taşıyıcı sistemi ve çatı kaplamalarının yanmaz malzemeden olması gerekir.

Şeklinde ifade edilerek, çatı yangınlarının en aza indirilebilmesi için asgari şartlar sıralanmıştır.

Bu maddeyi biraz irdeleyecek olursak, ülkemizde sıkça yapılan önemli bir yanlışı da gören gözlerin önüne sermiş olacağız. Yönetmeliğin 28. maddesinde, çatının en üst katmanının “BROOF” sınıfı malzemelerden yapılması gerektiği, bir alttaki yalıtım veya yüzeyin “en az zor alevlenici” malzemelerden olması gerektiğinin altını çizmektedir. Oysa ülkemizde çoğunlukla en üstteki tabakanın hemen altındaki yüzey, ahşap veya ahşabın bir türevi olan OSB adı ile tanımladığımız kolay alev alabilen malzemeler ile yapılmaktadır. Hatta kolay alev alabilen ahşabın üzerine, su yalıtımı amacı ile çoğunlukla petrol türevi malzemeler kullanılmaktadır. Bu malzemeler, yandığında zehirli duman çıkartabilen ve alev damlacıkları oluşturarak düştüğü yerlerde yangına katkıda bulunabilen ve yeni yangınlar oluşmasını sağlayabilen yanıcı malzemelerdir. Çatı katmanlarını en alttan en üste doğru sıralamak gerekirse, genellikle ahşap veya OSB, petrol türevi su yalıtım malzemesi ve en üst katman olarak da yine petrol türevi çatı kaplama malzemeleri olduğu görülecektir. Bu tarz uygulamalar açıkça yangına davetiye çıkarmaktadır. Çünkü yönetmelik gereği, can ve mal güvenliğimizi tehlikeye atmamak için ahşap, OSB, petrol türevi malzemeler gibi kolay alev alabilen malzemeler ile yapılan bir çatının en üstteki kaplaması sadece, “yanmaz” malzemelerden olması gerekmektedir. Ahşap benzeri kolay alev alabilen malzemelerden çatıların inşası halinde, çatı yüzeyinin sadece “yanmaz” malzemelerle örtülmesi ile olası bir yangın durumunda alevlerin zor ilerlemesi ve yangının büyümeden kontrol altına alınabilmesi amaçlanmaktadır.

asmolen2Yangın yönetmeliğinin 28. Maddesini irdelemeye devam edersek, yüksek binalarda ve bitişik nizam yapılarda, çatı taşıyıcı sistemi ve çatı kaplamalarının “yanmaz “malzemeden olması gerektiğini de gözden kaçırmamalıyız. Özellikle ülkemizin Marmara bölgesinde yer alan yüksek ve bitişik nizam yapıların yoğunluğu düşünüldüğünde 28. maddenin önemi ve gerekliliği çok daha fazla ön plana çıkmaktadır. Ülkemizdeki yapıların çatılarında olduğu gibi döşeme imalatları sırasında da gözden kaçan, ihmal edilen, belki de göz yumulan ve yangın yönetmeliğine aykırı, can ve mal güvenliğimizi tehdit eden yanlış uygulamalar yapılmaktadır. Bu yanlış uygulamaları yine yangın yönetmeliğinin ilgili maddelerini irdeleyerek ortaya koyabiliriz. Bu maddelerden 29. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Yangına karşı güvenlik bakımından, kolay alevlenen yapı malzemelerinin inşaatta kullanılmasına müsaade edilmez. Kolay alevlenen yapı malzemeleri, ancak, bir kompozit içinde normal alevlenen malzemeye dönüştürülerek kullanılabilir.” şeklinde ifade edilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere kolay alevlenen bir yapı malzemesi, bir kompozit içinde normal alevlenen malzemeye dönüştürülmediği sürece tek başına inşaatlarda kullanılamaz. Ülkemizde bu durum maalesef EPS asmolen bloklar için tersine işlemektedir. Çoğunluğu kolay alevlenebilen bu malzemeler, yönetmelikte bahsedilenin aksine kompozit olarak değil, döşemelerde tek başına kullanılmaktadır. Böylece sıva öncesi döşemenin altına veya diğer bir ifadeyle tavana bakıldığında, EPS asmolen bloklar gözükmekte ve sadece bir sıva ile kompozit hale getirildiği sanılmaktadır. Sanılanın aksine, döşemenin alt yüzeyine yapılan sıva, EPS asmoleni kompozit yapmaz. EPS asmolen blokların çoğu bir çakmak alevi ile bile kolay alevlenebilir ve yanıcılık sınıfları çoğunun kolay alevlenen olduğu için inşaatlarda tek başına kullanılamaz.

Yine yangın yönetmeliğinin 23. Maddesinin 5. Fıkrasında, “… Betonarme veya betonarme-çelik kompozit elemanların yangına asmolen3karşı dayanıklı olabilmesi için, içindeki çelik profil veya donatının en dışta kalan kısımları olan pas payının, kolonlarda en az 4 cm ve döşemelerde en az 2.5 cm kalınlığında beton ile kaplanmış olması gerekir.” şeklinde ifade edilmektedir. Buradan anlaşılacağı üzere pas payı sıva değil, beton olmalıdır. Uygulama esnasında döşemeyi taşıyan ana ve yardımcı kirişlerin donatı ve etriyelerinin yan yüzeyleri ile EPS asmolen bloklar arasında, 23. Maddenin 5. Fıkrasında belirtilen pas payı, beton ile yeterince veya hiç kaplanamamaktadır. Bu yüzden, yangın esnasında sıvadaki gerilmeler ve bunu takip eden EPS asmolen blokların erimesi veya yanması sonucu tutunacak bir yüzey bulamayan sıva, dökülecektir. Bu durum resimden de görüleceği gibi, uygulamada pas payına dikkat edilemediğinden dolayı, bazı yerlerde döşeme içindeki çelik profil veya donatının direkt olarak yangına maruz kalmasına sebep olacaktır. Bu da döşemenin, belki de bütün yapının toptan göçmesi gibi büyük bir faciayı beraberinde getirebilir.

asmolenYönetmeliğin 26. Maddesinin 5. Fıkrasında, “Su, elektrik, ısıtma ve havalandırma tesisatı ile benzeri tesisatların döşemeden geçmesi hâlinde, tesisat çevresi, açıklık kalmayacak şekilde en az döşeme yangın dayanım süresi kadar, yangın ve duman geçişine karşı yalıtılır.” denmektedir. Fakat ülkemizdeki uygulamaların çoğunda böyle bir yalıtıma rastlanamamaktadır. Elektrik tesisatları ve kabloları genellikle EPS asmolen blok ile yapılan döşemelerin alt yüzeyinden, bazı yerlerde EPS asmolen blokların içerisinden bir plastik boru ile geçirilmektedir. Bu durum, beraberinde çok açık bir yangın riski doğurmaktadır. Çünkü EPS asmolen blok ile yapılan döşemenin alt yüzeyinden geçen elektrik tesisatında veya kablolarında meydana gelebilecek ufak bir kıvılcım dahi, döşemenin içten yanması ile başlayabilecek ve bütün bir yapıyı sarabilecek bir yangına karşı ciddi bir şekilde tehdit edebilir. İşte yangın yönetmeliğinin detayları atlandığı, yeterince uygulanmadığı ve etkin bir şekilde denetlenmediği için günümüzde artan yangınlar, can ve mal kayıplarına sebebiyet vermektedir. Bu nedenlerden dolayı TUKDER olarak, yönetmelik gereği görevli, yetkili ve sorumlu olduğunuz yapıların özelikle çatı ve döşeme inşaatlarına dikkatleri çekmeyi hedefledik. Yapıların yangın güvenliği, ancak yangın yönetmeliğinin gereklerine uyulması, uygulanması ve etkin bir denetime yer verilmesi ile sağlanacaktır.